Türkiye’de son günlerde İranlı oyuncu Gülşifte Ferahani’nin oynadığı Ridley Scott filminde saçları göründüğü için ülkesinde karşılaştığı sansür konuşuluyor. İran’da ise son yayınlanan haberlere göre, yetkililer Ferahani’nin son altı aydır ülkesinden ayrılmadığını ve ayrıca bir çıkış yasağının da bulunmadığını dile getiriyorlar.
Sözü edilen filmde Ferahani’nin saçları, İran’da oynadığı filmlerde olduğundan ne eksik ne de fazla gözüküyor. İran’da kadın oyuncuların çoğunluğunun saçları zaten başörtülerinden taşar. Devlete ait olan televizyonun yapımlarında oyuncuların başörtüleri konusunda daha hassas davranılsa da, sinemada bir bakıma “örfi” olarak da adlandırılabilecek bir tür başörtüsü biçimi yerleşmiş gibidir. Bu biçimin kabulü, İran toplumunun kılık-kıyafet haritasının sinemadaki yansıması olarak da görünebilir. Teoride sokaktaki bütün kadınların saçlarının başörtüleriyle kapatılmış olması gerekir. Fakat ülke sathında saçını yerleşik fıkhî kurallara göre örten kadınların –kırsal kesim örtünme biçimlerini dışarıda tutacak olursak- yüzde 30 gibi bir orana sahip olduğu söylenilebilir.
Bu konuda fıkhî açıklamalar çoktan yapılmıştır, kimi din adamlarına hâlâ uygun görünmese bile...
Esasında İran sinemasının ilk yıllarında sinemada kadın oyuncu neredeyse hiç görünmüyordu. 80’li yıllarda “Devrim Sineması’nın aktörü” olarak tanınan Muhsin Mahmelbaf’ın ilk dönem filmlerinde kadın, oyuncu olarak ya yoktur, ya da gölgeler halinde görünür.
Yazının devamını okumak için tıklayın.