1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 07:02
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Cihan Aktaş SINIR YAZILARI 04.08.2008
Cihan Aktaş
Geniş Ergenekon çuvalı
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Cihan Aktaş - Geniş Ergenekon çuvalı Cihan Aktaş - Geniş Ergenekon çuvalı Cihan Aktaş - Geniş Ergenekon çuvalı Cihan Aktaş - Geniş Ergenekon çuvalı Cihan Aktaş - Geniş Ergenekon çuvalı Cihan Aktaş - Geniş Ergenekon çuvalı Cihan Aktaş - Geniş Ergenekon çuvalı Cihan Aktaş - Geniş Ergenekon çuvalı
Cihan Aktaş köşe yazılarını web sitenize ekleyin

I- İçine atılmamış faili meçhul yok neredeyse. Ergenekon çuvalı yakın tarihimizi karıştıran pek çok siyasal cinayeti kapsayacak kadar derin. Ursula K. Le Guin’in Kadınlar Rüyalar Ejderhalar isimli kitabında kurcaladığı kadınların derdikleri ürünü, ördükleri sohbetin kelimelerini içine attığı (Ficher’den mülhem) kültür çuvalından farklı bir çuval bu. Hasılatı kan, gözyaşı, kardeş kavgası, toplumsal kutuplaşma; sararmış başaklar ya da sembollerle yüklü masallar değil. Uğur Mumcu’nun katledilmesinin hemen ardından Cağaloğlu’nda yapılan bir yürüyüşle ilgili televizyon görüntüleri var içinde mesela. Genç bir kız “şeriat yanlıları” diye adlandırdığı hiç tanımadığı insanları suçluyor. “Mini eteğim irticaya yönelik bir protestodur” anlamına gelen bir cümle…

Yıllar yılı terör sonucu öldürülen aydınlar konusunda zanlı olarak İslami kesim gösterildi. Çoğu dindar insan, “sıradan” bulunan insanlar özellikle, aklı ve vicdanıyla bu ölümlerin ardında bambaşka bir tezgâhın var olduğunu fark etmiştir. İslamiyet açısından bir insanı haksız yere öldüren, bütün insanlığı öldürmüş demektir. Bir hadis-i şerife göre, dindar kişi İslam’ı o kadar güzel yaşamalıdır ki, onu öldürmeye gelen, onda yeni bir hayat bulabilmelidir.

Ergenekon çuvalından sızan kanların bıraktığı izler, Mumcu cinayetinin hemen ardından vicdanlı aydınları ve hukuk adamlarını hakikatlerin izini sürmeye yönlendirebilirdi. Bunun tamamen gerçekleşmediğini söylemek haksızlık olur. “Dinci” diye adlandırılan medyada yer alan kimi yazarların yanı sıra Taraf gazetesinin birçok yazarının da Ergenekon çuvalından dökülen kan izlerine yerinde ve zamanında ve açık bir dille işaret ettikleri biliniyor.

II-12 Eylül askeri darbesinden sonra yurtdışına çıkan ve 1993 yılında Türkiye’ye geri dönen sosyalist devrimci Sarp Kuray’ın analizlere dayalı hatıratını okuyorum: İsyan ve Tevekkül. (Birharf; Mayıs 2008)

Eser, “Görünüşte eşkıya, mânâda evliya olan bütün halk yiğitlerine” ithaf edilmiş. Bu giriş, insanı heyecanlandırıyor. Eser epeyce bilgilendirici bir içeriğe de sahip. Ayrıca okuyucu yazarın anlattıklarını büyük bir içtenlikle dile getirdiğinden kuşkulanmıyor

Kuray’ın analizlerini okurken sosyalist devrimcilerin militerizme bu denli meyilli olduğu bir başka ülke var mıdır, bunu düşündüm. Solcu bir aktivist olan yazar Türkiye solunu tahlil ederken sıklıkla “asker millet” şablonuna başvuruyor. Demokratlıktan, çoğulcu ideallerden vazgeçmek istemiyor yine de…

Doğal olarak Kuray bu kitapta Türk solu içindeki kırılmalar ve gruplaşmalar bağlamında bir hesaplaşma da yapıyor. Türk tarihini Hikmet Kıvılcımlı’nın görüşleri ışığında, militerist bir paradigmayla izaha çalışıyor. Bu arada yine Kıvılcımlı’nın analizlerinden yararlanarak, solcu grupların halkla ilişkisinde din faktörünü ihmali konusunda da özeleştiride bulunuyor.

Halkın vesayet altında tutulması gereken bir yığın gibi görüldüğü darbeci gelenekle devrimci ruhu bağdaştırma konusunda zaman zaman bir hayli zorlanıyor yazar.

Kitabın şu dönemde çıkması ilginç. Ne de olsa son dönemlerde Ergenekon örgütlenmelerini savunan pek çok yazar ya da siyasi, Türk milletinin militerist özelliğine, ayrıca 1960 darbesinin erdemlerine fazlasıyla vurguda bulunuyor.

III- Otoriter (ve totaliter) rejimler tarafından yönetilen ülkelerin “demokrasi” yanlısı aydınlarının görüşleri, Zizek’in büyük ihtimalle Defter’de okumuş olduğum bir yazısında ifade ettiği türde bir çifte şantajın, yani baskıcı rejimlerle bu rejimleri hedef alan emperyalist rejimlerin tehdidi altında yaşamaktan kaynaklanan bir muğlaklıkla malul. Doğu Konferansı’nın bir gezisi sırasında Tahran’da İranlı aydınlarla buluşan Türk aydınları, reformist gazeteci Şemsilvaizin’in reformist hareketin karşı karşıya kaldığı tıkanma üzerine konuşurken, asker kanalıyla modernleşmesini sürdüren Türkiye modelini övmesini şaşkınlıkla karşılamışlardı. Bu yaklaşım, reformist aydınların politika alanında geri çekilmesi ve halk desteğini kısmen de olsa yitirmesi konusunda bir fikir verebilir.

Üçüncü dünya aydınlarının problemi, ana şiddetin sonuçlarını, asıl neden olarak okuma kolaycılığında yatıyor. Toplumlarında atıl durumda bulunan enerjinin harekete geçmesi konusunda öncü rolüne sahip çıkan “zihni münevveş” aydınlar, halkçılık ve devrimcilik, hatta demokrasi gibi kavramları yüceltmelerine karşılık, Montesquieu’nun ünlü “şark despotizmi” deyişinin telkin ettiği karamsar hissiyatı aşamıyor.

 

Diğer Cihan Aktaş Makaleleri:
  1. CHP ve İran tarzı başörtüsü - 30.08.2010
  2. Hrant Dink ve annem - 23.08.2010
  3. Oruç misafiri - 16.08.2010
  4. Negatif ayrımcılık her yerde - 09.08.2010
  5. “KUZEY” VE İŞKENCE - 02.08.2010
  6. Çoban ve referandum - 26.07.2010
  7. Sinemanın Bosnalı kadınlara borcu - 19.07.2010
  8. Dağ yolcusunun dersleri - 12.07.2010
  9. Öğrenme yolları ya da Angelika - 05.07.2010
  10. Kürt meselesinde özeleştiri zamanı - 28.06.2010
  11. Bir yerin bir insana dönüşmesi - 21.06.2010
  12. Sahnede utanma sebebi, çocukla - 14.06.2010
  13. Bu çağın kahramanlığı - 07.06.2010
  14. Kalabalıkların yürüyüşü, nereye... - 31.05.2010
  15. İran’ı dünyadan yalıtmak - 24.05.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Geniş Ergenekon çuvalı - Cihan Aktaş
03.09.2010 07:02:47