İranlı sinema oyuncusu Gülşifte Farahani bu yıl Sezar Ödülü’ne aday oyuncuları yüksek bir anlam içeren bir mesaj vermek üzere çıplak poz vermeye çağıran bir kısa film projesine katılmış.
Bu tür projelerde ucuz piyasa aklının, yüksek insani mesajlar eşliğinde kıymete bindirilmek istendiği şeklinde bir önyargım var.
Soyunma yoluyla tabu kırıcılığı, kısa yoldan zirvelere ulaşmaya çalışan oyuncuların bahanesi. Bu yolla piyasa aklı, son tahlilde bildik cinsel istismarın sofistike planına göndermiş oluyor bazen de, kimi safdil kadınları.
Söz konusu olan İran’dan gelmiş bir yıldızsa hele, onun soyunarak vereceği herhangi bir mesajın, bir zamanlar başörtüsüne zorlanmış bir oyuncu olduğuna dair malumatın yaydığı imgelerin gerisinde kalması mukadder.
Medyada okuduğum kadarıyla herkesten daha çok açılmış saçılmış, üstelik sessiz kalmış Farahani, bir mesaj vermesi beklenen video filminde. Sanırım sonraki raundu beklemiş olmalı.
Yetenekli oyuncunun kadınları bedenlerini teşhir yoluyla cesaret gösterisine çağıran, böylelikle sahici bütün cesaret sebeplerini örtbas eden popüler kültür karşısında nesneleşmeye bu denli açık olmasının beni şaşırttığını söyleyemem. Dünya sinemalarında var olma mücadelesini soyunmayı gerektiren rollere bağlamış ilk Müslüman kökenli oyuncu değil Farahani. Bir yıl kadar oldu, çalışmalarının kısıtlandığı gerekçesiyle İran’ı terketti, Fransa’ya yerleşti. Senin yetenekte, fizikte Salma Hayek’ten ne farkın var, başörtüsünü çıkarttın, haydi biraz daha cesaret göster, adın duyulsun, ardından yönetmenler önünde kuyruğa girecek, şeklinde öğütler almıştır muhakkak.
A, Anne Gibi’nin, Eli Hakkında’nın, Duvar’ın başarılı oyuncusunun bu yolla kariyerini geliştirmeye tenezzül etmeyeceğini sanıyor saf seyircisi, facebook sayfasında sitemler yağdırıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.