1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:43
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Cihan Aktaş SINIR YAZILARI 10.07.2008
Cihan Aktaş
Hakan Arslanbenzer şiiri
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Cihan Aktaş - Hakan Arslanbenzer şiiri Cihan Aktaş - Hakan Arslanbenzer şiiri Cihan Aktaş - Hakan Arslanbenzer şiiri Cihan Aktaş - Hakan Arslanbenzer şiiri Cihan Aktaş - Hakan Arslanbenzer şiiri Cihan Aktaş - Hakan Arslanbenzer şiiri Cihan Aktaş - Hakan Arslanbenzer şiiri Cihan Aktaş - Hakan Arslanbenzer şiiri
Cihan Aktaş köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Hakan Arslanbenzer, Ankara ve İstanbul arasında gidip gelirken arka arkaya çıkardığı dergilerle, şiir ve eleştiri kitaplarıyla, ayrıca şiir seçkileriyle Türk edebiyatı içinde apayrı bir ses, bir dalga oluşturuyor. Önceki eserlerinden bir kısmına da yer verdiği yeni şiir kitabı Çok Üzgünüm, Fayrap Kitaplığı tarafından çıkarıldı. Kitabın güzel kapağının fotoğrafı Gökhan Eryaman’a ait. Her şeyden önce bir şair Arslanbenzer. Fakat aynı zamanda gözünü budaktan sakınmayan bir şiir eleştirmeni, bir deneme yazarı ve editör. Birikimi ve verimliliğiyle şaşırtıcı bir kültür neferi o. Ankara’da çıkardığı ilk dergi olan Atlılar’da yayınlanan bir yazıydı, “Ben Yaşlı Bir Adam Olacağım!” Gençleşmeye, daha doğrusu genç görünmeye yönelik arayışların bir salgına dönüştüğü bir zamanda bu kararı nasıl alabilmişti şairimiz? Yaşlı adam olmak, ihtiyarlamaktan ziyade, aldığı nefes sayısının hesabını verebilme kaygısıyla ilgili görünür, sözünü ettiğim metinde. Arslanbenzer ne yazarsa yazsın şiirin merkezinden kolaylıkla ayrılamayacak kadar şiire, Türk şiirine bağlı bir şair-yazardır. Dünyaya Saldıran Şair başlıklı denemelerin yazarı, neredeyse bütün dünyanın, insanlık kültürünün, madun konumunda görünen halkların, Müslüman toplumların, daha özelde ise Türk şiirinin karşı karşıya bulunduğu tıkanmaları aşma konusunda bir sorumluluk üstlenme azmiyle kendi şiirine açılmak ister. Yaş dönemleri, Arslanbenzer’i fazlasıyla meşgul eden bir meseledir. 70’li yılların gençlerini Dev-Genç, 80’lerinkini Sev-Genç olarak adlandırmak olasıdır ona göre. 90’ların gençleri ise Ev-Genç’tirler. (Ben bu dizgeye, 2000’li yılların gençliği için kullanışlı olabilecek ‘Bil-Genç”, yani “Bilişim Gençliği” başlığını ekliyorum söz açıldığında.) Namus ve Başka Şiirler kitabında yer alan Yaş Otuz Şiiri, yeni kitaba da alınmış. Bu şiirin otuz yaşındaki şairi, şiiri konusunda hâlâ kararsızlığını sürdürüyordur gibi gelir okura. Tamamen yanıltmaca. Şiir yazmadan edemeyeceğini çoktan anlamış bir şairin, bunun gerekçelerini fazlasıyla idrak ettiğinin şiiridir, okuduğumuz. Rimbaud şiirde bir önceki dönemin etkilerini aşma kaygısıyla olmalı, “Mutlaka modern olmak gerekir”, demişti. Belki farklı kaygılarla Arslanbenzer, şiirde modernist bir çizgi izlemeyi zorunlu görür. Eagleton’un Baudelaire üzerine yaptığı şu çözümlemeyi çağrıştırıyor böyle bir modernist şiir görüşü: “Baudelaire’in, kendisini yeniyi aramak için aralıksız bir sürek avında eskinin peşinde jeolojik kazılar yaparken bulduğu gizemli çifte süreçte kendini gösteren bir modernizm…” Çok Üzgünüm ’de ”Halkın Sesleri” bölümü içinde yer alan “Süleyman Değirmi” şiirleri bir kenara bırakılırsa, Arslanbenzer şiirini kendime yakın bulduğumu daha önce de ifade etmişimdir. Ben ne yaptım, nasıl yaşadım şiirimi hak edecek ve bundan böyle de ne yapmalıyım, neler yapabilirim, şeklinde sorularla sürekli tahkim edilen bu şiirin, yeni-epik niteliği iddiası ölçüsünde nahif bir yönü de vardır. Uyku imgesinin sıklıkla karşımıza çıkması, Ashab-ı Uhdudvari bir sığınma ihtiyacına göndermede bulunuyor gibidir. “Üzgünlük”, Arslanbenzer şiirlerinde sıklıkla kullanılan bir imgedir ve muhtemelen şairin, şiiriyle dünyayı kurtaramama endişesiyle çeşitlenmektedir. William Blake şiirinde duyulan arslanların kükreyişi, Hazreti Ömer’in adalet tutkusunu dışa vuran (ve İsmet Özel şiirlerinde tecessüm eden) öfkeyi, Turgut Uyar’ın yoğun yalnızlık hissinin nihai olarak güçlendirdiği şiirine dönük inancını ayırt etmiş kişi olabilir, yeni-epik şiirler yazacak şair...   Arslanbenzer, kimi şiirlerinde kullandığı argo ve küfür sözcüklerine karşılık, aynı zamanda “feminist” bir şair, bir editördür. Atlılar’ı, Huruc’u, Fayrap’ı ve birkaç yıldır çıkardığı şiir seçkilerini incelediğinizde, kadın şairler konusunda bir ayrım gözetmediği, onları “kadın şair” olarak sınıflandırmadığı kanaatini edinirsiniz. Çok Üzgünüm ’ün ilk bölümü, yetenekli bir şair olan, mısraları su gibi akıp giden şiirler yazan Melek Arslanbenzer’e adanmıştır. Şairin Çok Üzgünüm’e dâhil ettiği Ekmeğimi Çiğnerken başlıklı şiirinden birkaç mısrayla tamamlamak istiyorum yazımı: ( …) Dünyada hiçbir zenci hiçbir yerli hiçbir deli Batılı değildir Hiçbir dul hiçbir yetim hiçbir sakat Hiçbir aç hiçbir muhtaç bi-ilaç Gören gözler tutan eller saran kollar öpen dudak tüküren ağız Sıçramaktan atılmaktan çırpınmaktan tırpanlaşmış dil Hiçbir kere hiçbir biçimde Batının da Şarkın da haznesine girmemiştir…    

 

Diğer Cihan Aktaş Makaleleri:
  1. CHP ve İran tarzı başörtüsü - 30.08.2010
  2. Hrant Dink ve annem - 23.08.2010
  3. Oruç misafiri - 16.08.2010
  4. Negatif ayrımcılık her yerde - 09.08.2010
  5. “KUZEY” VE İŞKENCE - 02.08.2010
  6. Çoban ve referandum - 26.07.2010
  7. Sinemanın Bosnalı kadınlara borcu - 19.07.2010
  8. Dağ yolcusunun dersleri - 12.07.2010
  9. Öğrenme yolları ya da Angelika - 05.07.2010
  10. Kürt meselesinde özeleştiri zamanı - 28.06.2010
  11. Bir yerin bir insana dönüşmesi - 21.06.2010
  12. Sahnede utanma sebebi, çocukla - 14.06.2010
  13. Bu çağın kahramanlığı - 07.06.2010
  14. Kalabalıkların yürüyüşü, nereye... - 31.05.2010
  15. İran’ı dünyadan yalıtmak - 24.05.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Hakan Arslanbenzer şiiri - Cihan Aktaş
03.09.2010 06:43:02