“Taraftarların gerçekleri sadece kulüp kanalından öğrenmesi güzel.” Büyük kulüplerimizden birinin profesyonel yöneticilerinden biri buyurmuş.
Taraftarların gerçekleri öğrenmesi güzel, taraftarların kulüp kanalından gerçekleri öğrenmesi de güzel. Buraya kadar sorun yok. Peki, neden taraftarın gerçekleri “sadece” kulüp kanalından öğrenmesi bu kadar arzulanıyor? Önemli olan taraftarın kulüp hakkında doğru düzgün bilgi sahibi olması değil mi, diğer medya organları da yalan yazmasa, taraftar gerçekleri oradan da öğrenebilse güzel olmaz mı?
Hayır olmaz.
Taraftar gerçekleri “sadece” kulüp kanalından öğrenmeli.
Çünkü kulüp o kanalın aboneliğini taraftara satıyor, para kazanıyor.
Abone olan gerçeği öğrensin, parayı veren düdüğü çalsın. Parası olmayan da palavrayla yetinsin.
Zaten parası olmayana taraftar denmez ki! 175’e satılan formalardan, stadyumdan sökülen oturaklardan bile alamaz o biçareler!
İşin acı tarafı, taraftarın sağlıklı bilgiye kulüp yayın organları dışında bir yerden ulaşamaması yalnızca temenni edilen bir şey değil, bunun için eyleme de geçilmiş durumda.
Beşiktaş’tan, Galatasaray’dan, Fenerbahçe’den bir futbolcuyla yapılmış bir röportaj mı okuyacaksınız? Kulüp dergilerinin, televizyonlarının çanak söyleşilerine mahkûmsunuz. Her gelene aynı suya sabuna dokunmayan sorular, hepsinden aynı klişe cevaplar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.