Başka birinin filminde yardımcı rolde oynadığı, diyalogların Mars dilinde altyazıların ise Moğolca olduğu duygusunu taşıyan bir adam...
Namı diğer Bay Bunny Munro.
Karizmatik insan Nick Cave’in yeni kitabı
Bunny Munro’nun Ölümü’nün başrol şahsiyeti.
Kendi hayatında ise başrolü kimin oynadığını bulmakta fena halde zorlanan bir adam. Kafası güzel bir pazarlamacı.
Bir haftadır bilgisayarımın bozuk olması sayesinde okuduklarım arasında onun hikâyesi de vardı.
Bilgisayar denen cihaz okumanın birinci düşmanıymış meğer. Kötülüklerin anasıymış.
Kıytırık bilgiler edinmek için internet karşısında geçen günlere yazık etmişsin gönül sen dedim kendime.
Her neyse,
Bunny Munro’nun Ölümü şahane bir yeraltı edebiyatı.
Ama onu anlatmaya teşebbüs etmeyeceğim. Çünkü en büyük endişesi kendi deyimiyle, “dünya çapında bir s....i olarak sonum mu geldi yoksa” sorusunda yatan, çok affedersiniz “düzüşme” hastası bu adamı, adam gibi anlatmak için
Vaziyet’i poşetleyip gazeteyle birlikte öyle vermek gerekir.
Kafası bir dünya olarak ortalıkta dolanan Bunny Munro’nun maceralarını okumam, televizyonları kaplayan “Anneler-babalar ekran başına / Çocuklarımızı uyuşturucudan nasıl koruruz” programlarına denk düştü.
Üniversiteli Begüm’ün uyuşturucudan ölümü vesilesiyle kişi başına düşen program adedinde büyük artış vardı elbet.
Yazının devamını okumak için tıklayın.