Fenerbahçe mevzuunda kafası en karışık ikinci Fenerbahçeli kesinlikle benim. (Birinci kim mi? Bulanlar bulamayanlara söylesin. Bulanlardan hiç tanıdığı olmayan bulamayanlar üzülmesin, ben onlara söyleyeceğim müsait bir yere gelince.)
Üst üste iki gece, iki uzun meyhane masası dolusu taraftarla araştırma şirketi kıvamında yüz yüze yaptığım görüşmeden sonra bu kanaate vardım.
Neyse... (Unutmayayım diye kendime not: Bir gün eğer dergi çıkarırsan adını Neyse koy. Neyseler memleketi için başarılı bir ad olur.)
Neyse... Fenerbahçe taraftarları kabaca ikiye ayrılıyor muhterem okur.
Her iki grubunda ortak yanı, ortada yürütülen bir “Fenerbahçe operasyonu” olduğuna kanaat getirmiş olmaları.
Ancak aralarında mühim bir fark var.
Birinciler, Aziz Yıldırım üzerinden yürütüldüğüne inandıkları bu operasyonu kimin, hangi hedefle yaptığını sorguluyorlar, yaz aylarından bu yana olan bitenin çetelesini tutup cevaba ulaşmaya çalışıyorlar. Ancak cevabı bulamıyorlar.
Yine de cevabı bulamadıkları için komplo teorilerine çivileme atlamıyorlar.
Hatta bu ilk gruptaki Fenerbahçeliler, en azından sürecin başında, “temiz futbol” için bir soruşturma başladığını düşünüp destek vermiş arkadaşlar. Ancak daha sonra yaşananlarla bu inançları uçmuş gitmiş.
Özellikle, hesapta gizli olması gereken hazırlık soruşturması sırasında polisin medyaya yaptığı bol kepçeden malzeme servisiyle kamuoyunun biçimlendirmeye çalışılması, medyanın da bu malzemeyi sorgusuz sualsiz yayınlamasıyla 28 Şubat sürecinin tek yumurta ikizi misali bir operasyonun yaşandığını söylüyorlar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.