Tarih tekerrürden ibarettir misali yaşanan acıklı CHP güldürüsü için amigoların yine biti kanlanmaya başlamış anlaşılan.
Kaset marifetiyle Baykal’ı götürüp Kılıçdaroğlu’nu getirenler “Bu iş Kemal Bey’le de olmayacak” diye mızmızlanma vitesine takmışlar.
Kulis haberlerine bakılırsa, “İstanbul sermayesinin üç etkin ismi” (ki bu yazıda kendileri “İstanbul sermayesinin üç gülü” olarak anılacaktır) rumuzlu kimi elemanlar Boğaz manzaralı bir yemekte buluşup Kemal Bey’in “vatandaşa güven telkin etmediğini” tesbit etmişler (Boğaz’a karşı viski içerek konuşulması uygun düşecek tek mevzu CHP’dir).
“İstanbul sermayesinin üç gülü”nün vatandaş filan umurunda değildir elbet ama uydurdukları bahane aynıyla vakidir.
En son misal geçenlerde İstanbul’da yaşanmıştır.
Kemal Bey, Tayyip Erdoğan’a özenip vatandaşa güven telkin etmek üzere bir taksi durağını ziyaret etmiş, bir taksiciye “Biz size sahip çıkalım siz de bize sahip çıkın” demiştir.
Ve der demez şu cevabı almıştır: “Sahip çıktık ama gücümüz yetmedi başkanım. Siz oyunuzu kullanmadınız ama ben çoluk çocuk yataktan kaldırıp kullandım!”
Bu taksicinin AKP tarafından oraya yerleştirilmiş bir psikolojik harp elemanı olması ihtimali dışında, verdiği cevap göstermiştir ki Kemal Bey açısından olay bitmiştir.
Şimdi “İstanbul sermayesinin üç gülü”nün öncülüğünde CHP amigoları onun yerine kimi getireceklerini belirleme derdindeler.
Ancak büyük bir dertleri daha mevcut.
Yazının devamını okumak için tıklayın.