
Olayların akışı belki de şöyle oldu: 28 Şubat operasyonunu yapanlar arasındaki rövanşist, intikamcı, kindar tayfa, gözaltındaki Çevik Bir ve diğer komutanları itibarsızlaştırmaya karar verdi.
Bittabi Çevik Bir ve arkadaşları toplumun bir kesimi için artık itibarsızlaştırılamayacak kadar itibarsız olduğu için, mühim olan onları “sevenlerine karşı mahcup edecek” (bkz: Resimli 100 Türk Büyüğü Ansiklopedisi – Mehmet Ağar – basım yılı: 2012) hâl ve hareketler içinde göstermekti.
Düşünüldü, taşınıldı... Ve fakat bir türlü o sihirli formül bulunamadı.
Mesele, “daha fazla itibarsızlaştıramadıklarımızdan mısınız” noktasında tıkanmıştı ki, aniden birinin fikri geldi. Ve konuyu işin pirine, yani Çevik Bir’in kendisine danışmaya karar verildi.
“Sayın Paşam, günlerdir sizi sevenlerinize karşı mahcup edecek bir psikolojik harp manşeti arıyor bulamıyoruz. Bu işin duayeni olarak siz olsaydınız nasıl başlık attırırdınız acaba?”
Çevik Bir’in bakışları, mazi kalbimde yaradır kıvamında hafiften uzaklara daldı. Onca sene sonra yeniden hatırlanmanın gazıyla konuştu:
“Ne kadar zamanımız var?”
“Valla Paşam taşrayı kaçırdık ama acele ederseniz Ankara ve İstanbul baskılarına yetiştiririz.”
Çevik Bir “bugün olmaz” deyip taleplerini sıraladı: “Sözde değil özde bir 28 Şubat etkisi istiyorsanız yarına kadar zaman lazım. Gerisini bana bırakın.”
Talep kabul görünce komutanlar hemen işe koyuldu ve ertesi gün öğle saatlerine doğru birinci sayfanın manşetini çattı: “Çevik Bir sorguda 5 vakit namaz kıldı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.