“Kaç kişi oldu, 100’ü geçti mi” diye sormuş Paul Auster.
Cevap veriyorum, evet geçti, pazar günü itibarıyla tutuklu gazeteci sayısı 105’e yükseldi Sayın Auster
(Bir iki gazetede sinek kakası boyutunda çıkacak haber dışında ulusal basında adı bile anılmayacağı için, kayıtlara geçsin diye yazıyorum; son tutuklanan isim Azadiya Welat gazetesinin Mardin temsilcisi Aziz Tekin).
Son kitabı Kış Günlüğü’nü bu sabah bitirmiştim Paul Auster’in.
Yazar, kitabının son satırlarında “Altmış dört yaşındasın (...) Kendine soruyorsun: Daha kaç sabah kaldı?” diyordu.
Altmış dört veya kırk dört, “o duygu” için çok fark etmiyor aslında, yazardan etkilenme hakkımı kullanarak ben de kendime soruyordum: Daha kaç sabah kaldı?
Gazeteleri açınca bir kez daha karşılaştım Auster’le (Hürriyet’ten Buket Şahin New York’ta konuşmuş).
Bu kez başka bir şey soruyordu: “Hapiste yatan yazar ve gazeteciler yüzünden Türkiye’ye gelmeyi reddediyorum! Kaç kişi oldu? 100’ü geçti mi? Biz demokratlar Bush’tan kurtulduk. Bir savaş suçlusu olarak yargılanması gereken Cheney’den kurtulduk. Neler oluyor Türkiye’de! En çok endişelendiğim ülke. Demokrat yasaları olmayan ülkelere gitmiyorum davet alsam da. Aynı sebeple Çin’den gelen davetleri de geri çeviriyorum. Bu hükümetleri protesto ediyorum.”
Nasıl beğendiniz mi muhterem hükümet yetkilileri?
Ya siz kıymetli kraldan çok kralcı medya?
Davos’ta memleket ekonomisi pohpohlanıp, katılımcıların “Lütfen bize de ders verin” demesini manşet yapan gazetelerin, dünyaca ünlü bir yazarın demokratik standartlarımızı Çin’le birlikte anıp bu nedenle ülkemize gelmediğini söylemesini manşet yapıp yapmayacaklarını merak etmek isterdim.
Yazının devamını okumak için tıklayın.