“Girmeden girdiğimiz savaştan çıktık” demişti 2. Dünya Savaşı için Oğuz Atay, hiciv şaheseri olan Şarkılar’ında.
Memleket basını, girmeden girdiğimiz Kuzey Irak’taki kampları kuşatınca hatırladım.
Böyle zamanlarda hicvin kralını yapıyor bizim basın, maşallah.
Asker sadece demişti ki, “Yurt içinde ve sınır ötesinde toplam beş ayrı bölgede hava destekli kara operasyonlarının icrasına başlanmıştır”.
Bizimkiler hemen analizi patlattı.
22 tabur ne eder? Ortalama 10 bin asker eder.
Bu kadar çok asker ne yapar? Olsa olsa sınırı geçer.
Peki, sınırı geçince ne yapar?
Derhal Kuzey Irak’taki PKK kamplarını kuşatır...
Ertesi gün –ki tesadüf bu ya tam da Başbakan’ın basına suni teneffüs yapıp oksijen vermesinin ertesi günü–, atılan başlıklar Oğuz Atay’ı bile kıskandırırdı yeminle.
Milliyet’in “Kamplara Kuşatma” başlığına zaten diyecek fazla bir söz yok, Radikal’in “Kuzey Irak’a 5 Noktada Operasyon” başlığı ise aynı anlamda gayet işlevseldi.
Fakat benim favorilerim bayram turu ilanı tadındaki “Havadan Karadan Kuzey Irak” (Akşam) ile aksiyon filmi afişi kıvamında olan “Kuzey Irak’ta Amansız Takip” (Vatan) oldu.
Genelkurmay baktı ki bizim basın kaptırdı gidiyor, 10 bin askerle Kuzey Irak’a girip amansız bir takipten sonra PKK kamplarını kuşattı...
Derhal bir “Uyan!” borusu çaldı.
Ve Kuzey Irak’ta sadece “birkaç noktada” operasyon yapıldığını, harekâtın ağırlıklı bölümünün yurt içinde sürdüğünü açıkladı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.