Örgüt var delil yok, örgüt var delil de var diye mahkeme başkanıyla savcısının bile birbirlerini çemkirmeleri artık benim için bir mana ifade etmiyor.
Benim gibi o yürüyüşte olan onbinlerce insan için de...
Çünkü biz gördük ki bu dava artık sokakta sürecek.
Çünkü gördük ki mahkemenin kararı 19 ocakta sokakta temyiz edildi.
Çünkü oradaki onbinlerce insan “haklı”.
Örgüt var delil yok, örgüt var delil var falan filan...
Hayır... Yargı yok, siyasi irade yok.
Hepsi bu aslında.
Onbinlerce insanın arasındaydım önceki gün.
Sıkı kalabalık, heyecan verici bir kitle vardı.
Ki ben kolay kolay gaza gelip heyecanlanmam maalesef.
Kalabalık öyleydi ki, Taksim’den AGOS’un önüne doğru ilk başlarda yürüyemiyorduk, birbirimizi nazikçe ittirerek hafiften ileri doğru kıpırdanıyorduk ancak.
Ayakta o kadar dakika dikilince, etrafım da meslektaş kaynayınca bol siyasi dedikodu, bol eleştiri döndü elbet.
Eleştirinin kralı da AKP hükümetine geldi.
Yazıya şöyle başlamaya karar vermiştim bu nedenle: AKP’liler en iyisi biraz sussun artık.
Hrant Dink davası hakkında kelam etmesinler bir müddet.
Kendilerine yapacakları en büyük iyilik bu gibi görünüyor.
Çünkü mahkemeden çıkan karardan sonra artık kimsenin, “Valla biz de acayip rahatsızız” veya “Daha süreç bitmedi Yargıtay aşaması var” tadında açıklamalar duymaya tahammülü kalmamış vaziyette.
Yazının devamını okumak için tıklayın.