Aslında benim önerim de fena değildi ama sanırım idrak etmekte biraz zorlandı Yüksek Seçim Kurulu (YSK).
Böylece “Hangi köşe yazarı referandum mührünü değiştirtti?” mevzulu haberlere bu sene de adımı yazdırmayı başaramadım.
Malumunuz olduğu üzere memleket için çok mühim bir skandal ortaya çıkmıştı.
Referandumda kullanacağımız mühürlerde “Evet” yazıyordu ve bu hükümetin bilinçaltımızı etkilemek için kurguladığı sinsi bir oyun olabilirdi.
Bugün itibarıyla 28 günlüğüne tiksinmemiz gereken “Evet” kelimesi, o güzelim kafaları karıştıracaktı.
Bunun üzerine ben de savunduğu fikirlere güveni tam olan insanların rahatlığı içinde önerimi yapmıştım: “Mühürlerde ‘Hayır’ yazsın. Kullandığımız oyda neyi istemediğimizden yola çıkılarak, neyi istediğimiz anlaşılsın. Misal, ‘Hayır’ oyu mu vermek istiyoruz? O zaman ‘Evet’ yazılı pusulanın üstüne ‘Hayır’ mührünü çakalım. Ya da Anayasa’ya ‘Evet’ mi diyeceğiz ? Bu taktirde de ‘Hayır’ pusulasının üstüne ‘Hayır’ mührünü basalım!”
Anlaşılan bir özgüven abidesi niteliğindeki bu formül, kimilerini tedirgin etmiş.
Başkentin iyi haber alan kaynaklarından edindiğim bilgiye göre, YSK’da yoğun tartışmalar yaşandıktan sonra, kıl payı farkla önerim reddedilmiş.
Artık sandığa gittiğimizde üstünde “Tercih” yazan mührü kullanacakmışız.
Haberi okuyunca, acaba bir üst seçim kuruluna itirazda bulunsam mı diye düşünmedim değil.
Ancak malum, kararı veren kurum “Yüksek”; ve En Yüksek Seçim Kurulu da mevcut olmadığı için elim kolum bağlandı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.