Soru: Sivilay Abla! Ben kimya öğretmeniyim. Size bu mektubu Bursa’dan yazıyorum. Gördünüz mü İslamcı ihtiyar gazetecinin yaptığını. Zaten en fazla bu hacı-hoca takımından korkacaksın. Müslümanlığı kimseye bırakmazlar, dini, imanı ağızlarından düşürmezler ama nerde bir sapıklık varsa hep altından bunlar çıkıyor. Ne dersiniz, yanlış mıyım? (Ayla Kocaoğlu)
Cevap: Bildiğiniz gibi bizim dilimizde “40’ından sonra azmak” diye çok veciz bir söz vardır. Ancak, Kürşad Tüzmen’ın ihracattaki başarıları, gayri safi milli hâsılanın yükselmesi, AB üyelik süreci ve küreselleşmenin etkileriyle bu 40 yaş bariyeri aşılmıştır. Andropoz yaşı 60’lara dayanmıştır. Demek ki; bunun hocalıkla, hacılıkla ilgisi yoktur. Senin öğretmenliğini yaptığın kimya alanıyla daha ilişkilidir.
Bu konuda medyamız da farklı farklı tutumlar içindedir.
“Allaaaah!!! İslam sporun kalesinde açık yakaladık, şöyle beşlikten bir gol çakalım” diyen meslektaşlarımın cephesinde sürpriz yok. Adamın suçunu ideolojilerine bölüştürmeye çalışan gazeteci arkadaşlarıma bir uzmanlık sorusu sorup geçiyorum:
Hüseyin Üzmez’in tecavüz suçundan ‘İslamcı’ kimliğine üç hisse düşerse; ‘anti-emperyalist’, ‘AB karşıtı’, ‘ulusalcı’ kimliklerine kaçar hisse düşer?
Diğer taraftan; AKP’nin kapatılması davasıyla ilgili ilk sorulara “Henüz gerekçeli kararı görmedik, görelim ondan sonra yorumlayacağız” diyen MHP’li yöneticiler gibi, hukuk perisi kesilenler ile sanki beraber bu haltı işlemiş gibi mahcup olup savunmaya geçenlerin haline ise gerçekten üzülüyorum.
Yazının devamını okumak için tıklayın.