Sevgili okuyucularım, Ben de akredite oldum. ‘80 yaşında bir nineden ne zarar gelecek’ diye düşünmüş olmalılar ki; Genelkurmay akreditasyon sınırlarını genişlettiği son toplantıya beni de davet etti. Bugün size ‘insanlık için küçük ama benim için büyük’ bu buluşmanın tüm detaylarını aktarmak istiyorum.
Taraf’ın tek akredite gazetecisi olduğumu öğrendiğimde; bedenimi ve benliğimi tarif edilmesi imkânsız bir heyecan sardı. İki gün öncesinden Ankara’ya gittim ve Genelkurmay karargâhını gören bir otele yerleştim. Toplantı sabahı 05.30’da uyandım. En ‘hardcore’ kamusal alanın hakkını vermek için oruç tutmadım. Kurşunkalemlerimi jilet gibi açtım. Silgimi ve not defterimi özenle çantama yerleştirdim. Görüşme sırasında kan şekerim düşerse diye akide şekerlerimi de unutmadım. Tam tekmil bir vaziyette Genelkurmay Başkanlığı binasının yolunu tuttum. Binaya vardığımda sabah 6.30’du. Kapıya vardığımda ilk gelenin ben olmadığımı anladım. Akreditasyon yasağı yeni kalkmış gazeteciler de erkenden kalkıp gelmişti.
Biz dört gazeteci; Genelkurmay nizamiyesinin önünde beklemeye başladık. Onlarla şekerlerimi paylaştım. Bir diğeri eşinin yolluk olarak verdiği kurabiyelerden ikram etti. Kurabiyelerin tadı oldukça tuhaftı ancak ordumuzun uzattığı bu dostluk eline bir eşin verebileceği en güzel cevaplardı aynı zamanda. Kadıncağız, günün anlam ve önemine binaen haki yeşil kurabiye yapmaya çalışmış, bunun için de hamuruna bol miktarda kekik ve nane karıştırmış.
Saniyeler dakikaları, dakikalar saatleri kovaladı, zaman su gibi akıp geçti ve görüşme zamanı yaklaştı. Genelkurmayı suyolu yapmış tecrübeli gazeteciler de gelince içeri alındık.
Şimdi; kemerlerinizi bağlayın ve Türkiye gazetecilerinin miracı sayılacak bu kavuşmanın tadını çıkarın:
Sivilay Abla ile Genelkurmay’da bir koca gün
Askerî sınırlara girer girmez içimizdeki asker uyanıyor sanki.
Yazının devamını okumak için tıklayın.