Soru: Sevgili Sivilay Abla, yapılacak çok iş, okunacak çok kitap, görülecek çok yer, yazılacak çok yazı var. Uykuyu günde dört saate indirmeye çalışıyorum. Bana ne tavsiye edersiniz? (Can Dirikan)
Cevap: Sevgili Can, bu kararından vazgeçmeni tavsiye ederim. Uyumak güzeldir. Uyku insanlık varolalı beri zengin-fakir, kadın-erkek, efendi-köle, güzel-çirkin herkesin eşitlendiği ve aynı lezzeti tattığı iki şeyden biridir. Diğeri anne sütüdür ancak malumunuz anne sütünde eşitlenmek uyku gibi bir ömür değil hepi topu iki yaşına kadar sürer.
Daha fazla okumak, daha çok yazmaktaki ölçü görecelidir. Uykudan fedakârlık etme yarışına hiçbirimiz girmezsek daha fazla okuyamadı diye kimse mutsuz olmaz. Zaten uykudan kesmeden de günlük hayatta boşa harcadığımız birçok zamanımızı okuyamadığımızı okumak, gezemediğimizi gezmek için rahatlıkla kullanabiliriz.
Ben, dünya uyku standardı olan Tavuk-Baykuş Cetveli’ne göre tam bir uykuseverim. Tavuk gibi uyurum Baykuş gibi uyanırım. Hatta benim gibi uykuseverlerle güçlerimizi birleştirmek için bir hareket başlatmıştım. Seni ve şikâyeti ne olursa olsun tüm hastalarımı da harekete katılmaya davet ediyorum.
Grubumuzda düzenli olarak uyurgezerlik eğitimi verilmekte. Bu eğitimi başarıyla tamamlayanlar uykularını bölmeden gece tuvalete kalkabilir, su içebilir, çocuğun üstünü örtebilir hatta geceden nohudu suya bastırabilir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.