Soru: Muhterem Sivilay Ablacığım, 11 Eylül saldırısından sonra tüm Araplar’a hatta Müslümanlara suç ortağı muamelesi yapılmıştı. Mehmet Ali Ağca; Papa’ya suikast düzenledikten sonra tüm Türk milleti yıllarca Avrupa’da başı önünde gezdi. Rahip ve misyoner cinayetlerinden sonra artık Trabzon ve Malatya şehirleri Trabzon Sporla ve Malatya kayısı ile anılmıyorlar.
Burma’da (Myanmar) askerî cunta yaklaşan kasırgayı bildiği halde vatandaşları uyarmamış, rejime karşı bir girişim olmasın diye yabancı kuruluşların yardım dağıtmasına izin vermiyor. Peki! Myanmar Cuntacıları’nın bu hali bizim darbeci paşaları utandırıyor mudur? ‘Cuntacılığın şerefini iki paralık ettiniz ulannn!’ diyorlar mıdır? (Rumuz: Burma’nın Göz Yaşları)
Cevap: Sevgili Yavrucuğum, gerçek dünyada Erol Taş gibi açıktan kötülük düşünen kimse yoktur. Myanmarlı Cuntacılar da, bizim cuntacılar da böylesinin hepimiz için daha iyi olduğunu düşünerek askerî darbe yaparlar.
Sen Myanmar’da olan felaketten bahsederken benim de aklıma 1999 depremi geldi. 28 ?ubat post-modern darbesinin hemen sonrasıydı. Yaşanan deprem felaketinde kırk binden fazla insanımız ölmüştü. Tüm Türkiye, devletten önce seferber olmuş, deprem bölgelerine aş evleri, yardım kamyonları göndermişti. O dönemin askerî idaresi yardım için koşanların, insanların çaresizliğinden yararlanıp irticai propaganda yapmaları ihtimaline karşı yardımların dağıtılmasını engellemişti.
Yazının devamını okumak için tıklayın.