Sevgili Yavrularım. Saat başı bir yakınımızın, arkadaşımızın evlendiği şu günlerde düğünlerle ilgili sıkça sorulan sorularınızı biraraya getirdim ve cevapladım. Tüm evlenenlere mutluluklar dilerim. Bu yazı mutluluğunuzu perçinleyecek. Kesip saklayınız. Hatta gelin-damada para yerine yazının kupürünü takınız.
En mutlu gün
Soru: Düğün insanın en mutlu günü müdür?
Cevap: Evrendeki tüm organizmaların, yani bir mikroptan Güneş Sistemi’ne kadar, en büyük motivasyonları “hayatın devam etmesi”dir. Toplumlar da birer organizmadır. Toplumların hayatının devam etmesi için de o topluluk içinden insanların evlenmesi, çocuk yapması ve o çocuğun büyüyeceği uygun bir yaşam alanı oluşturması gerekir. Bu nedenle en derin (dikkat ederseniz ilkel demiyorum) Afrika kabilelerinde bile düğün müessesesi vardır. İnsanoğlu düğünü cazip hale getirmek için herşeyi yapmıştır. Çiftler yeter ki evlensin diye; en çatık kaşlı amcalar bile rezil hareketlerle oynarlar.
“Düğün insanın en mutlu günüdür” kalıbı, “Kesmeyecekler, üzerine yazı yazacaklar” gibi masum bir beyaz yalandır. Acıyı hafifletmek için söylenir. Ancak tam tersi olur, beklentileri arttırır. Hayatının baharında insanlara “En mutlu günümüz böyle olacaksa vay halimize” dedirtir.
Sevgili çocuklarım, düğün en güzel gününüz değildir. En kötü gününüz olmaması için yapmanız gereken şey kendinizi kapatmak ve akıntıya bırakmaktır. Yaşananlarla ilgili hiçbir delili ortada bırakmayın. Düğün kasetlerinin üzerine dizi çekin.
İlk dans
Soru: İlk dansı yapmak mecburi midir?
Cevap: Eşli dansların hiç popüler olmadığı ülkede, genetik olarak dansa yatkın olmayan bir toplumun ferdi olan gelin ve damat, ilk dans gösterilerini 300-500 insanın bakışları altında verirler.
Yazının devamını okumak için tıklayın.