Sevgili okurlarım. Bu hafta üst üste yaşadığımız acılar nedeniyle sizden gelen sorulara cevap yazmadım. Herkesin ağzında dolanan klişelerle söyleştim.
***
Soru: Sevgili Sivilay Abla, biz Türklerle Kürtler, etle tırnak gibiyiz.
Cevap: Etle tırnak benzetmesi iki farklı şeyin uyumuna değil ayrılması durumunda yaşanacak kan ve acıya gönderme yapar. Bu kalıplaşmış ifade Türklerin şiddeti azalmadan yaşamaya devam ettikleri Balkan sendromunun bir tezahürüdür. “Ya onlar da ana gövdeden koparsa?” Bu ihtimale karşı da laf arasında en ağır anestezinin bile acısına engel olamayacağı tırnak çekme operasyonu hatırlatılır.
Bilimsel olarak kanıtlanmıştır ki; bir kişiye sigarayı bıraktırmanın etkili yolu sigara içmiş bir adamın çürümüş ciğer resmini değil sigara içmeyen birinin sağlıklı hayatının resmini göstermektir.
Birarada yaşamanın faziletleri yerine ayrılmanın trajedisine dikkat çekmek modası geçmiş, bilimsel açıdan da etkisi olmadığı ispatlanmış bir metottur.
Bir evlilik düşünün ki eşler birlikte geçirecekleri güzel bir ömür için değil boşandıklarında yaşayacakları kederi ve acıyı düşünerek evliliği sürdürüyorlar. Bu evlilikten kime yarar gelir.
Bu kadar ispattan sonra bir daha “Biz etle tırnak gibiyiz” demezsiniz artık değil mi?
***
Soru: Sevgili Sivilay Abla, hepimiz kardeşiz, bu kavga ne diye?
Cevap: “Kardeşiz, kardeşiz” söyleminin altında genel olarak iki temel fikir var:
1- Kardeşiz o halde aynıyız.
Yazının devamını okumak için tıklayın.