Soru: Sevgili Sivilay Abla, Türkiye’nin bir sürü sorunu arasında bir de futbolda şike, şiddet meselesi var. Benim ödediğim vergilerle maaş alan milletvekillerinin futbol için komisyonlar kurup çalışması, yasalar çıkarması; savcıların, hâkimlerin futbol için mesai yapmasına itirazım var. Ruh ve sivil hastalıklarından sonra futbol konusuna da el atabilirseniz çok memnun olurum. Saygılarımla. (Metin Ekici)
Cevap: Sevgili Metin, futbolun sorunu şike, şiddet ya da teşvik pirimi değil. Açıkçası futbol çok sıkıcı ve bu kadar sıkıcı bir oyunun geleceği yok. Futbol gücünü seyirlik olmasından ve bu sayede bir endüstri haline gelmesinden alıyordu. Ancak artık çocukların kundaklanmadığı bir çağda yaşıyoruz. Yeni nesillerin kahramanları Keloğlan, Heidi ya da Uçan Kaz Norton değil. Yeni kahramanların bin bir türlü marifeti var. (Bakınız: BenTen.)
Hız, yetenek ve andrenalin algıları geçmişe göre elliye katlanmış, ısısı ayarlı alışveriş merkezlerinde volta atan, klimalı arabalarda seyahat eden, gözleri HD televizyonun tadına alışmış insanların; biryerlerine batan tribünlerde sıcakta, soğukta, ayazda oturup; yirmi iki kişinin minicik bir topun etrafında koştuğu (koşmak derken toplamı 1400 metre koşucusu kadar da koşmuyor), iki saat boyunca ortalama bir buçuk skorun gerçekleştiği bir oyuna daha fazla ilgi göstereceğini sanmak ahmaklıktan başka bir şey değil.
Yazının devamını okumak için tıklayın.