1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:00
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Dr. Sivilay Genç SİVİLAY ABLA 25.09.2008
Dr. Sivilay Genç
Gardiyan! Düştüm, yüreğim kanıyor
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Dr. Sivilay Genç - Gardiyan! Düştüm, yüreğim kanıyor Dr. Sivilay Genç - Gardiyan! Düştüm, yüreğim kanıyor Dr. Sivilay Genç - Gardiyan! Düştüm, yüreğim kanıyor Dr. Sivilay Genç - Gardiyan! Düştüm, yüreğim kanıyor Dr. Sivilay Genç - Gardiyan! Düştüm, yüreğim kanıyor Dr. Sivilay Genç - Gardiyan! Düştüm, yüreğim kanıyor Dr. Sivilay Genç - Gardiyan! Düştüm, yüreğim kanıyor Dr. Sivilay Genç - Gardiyan! Düştüm, yüreğim kanıyor
Dr. Sivilay Genç köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Sevgili okurlarım, geçtiğimiz haftayı akredite olmamı kutlamaya gelen meslektaşlarımın yoğun ziyaretleriyle geçirdim. Detayları tekrar tekrar anlatmaktan bitkin düştüm, bu nedenle de sizlerin sorularıyla yeterince ilgilenemedim. Otuzlarca kırklarca soru gönderen sizlerden özür diliyor ve en acil bulduğum mektupları köşeme taşıyorum.

Gardiyan! Düştüm, yüreğim kanıyor

Soru: Düşenin dostu Sivilay Ablam, size bu mektubu Baldıran Cezaevi’nin soğuk parmaklıklarının ardından yazıyorum. Sevdiğim kızı istedim vermediler. Benim yerime başka biriyle evlendirdiler. Ben de bana yâr olmadın, kara toprakların ol o zaman, deyip kızın başından aşağıya bir kavanoz dolusu toprak boşalttım. Sevdiğim kızın ailesi benden şikâyetçi oldu. Senin anlayacağın ben bir kader mahkûmuyum. Şimdi çok pişmanım, yüreğim kanıyor. Düştüğüm bu mahpushaneden kurtulmak için tünel mi kazsam yoksa temyize mi başvursam bilemiyorum. Bana yol göstereceğin cevabını hasretle bekler ellerinden öperim. (Rumuz: Adımı Senuydur)

Cevap: Sevgili kader mahkûmu oğlum. Hikâyen bana da çok dokundu. Seni oradan kurtarmanın bir yolunu bulacağız. Tünel kazmak, isyan çıkarmak hapishaneden kaçmak için artık kullanılmayan yöntemler. Temyize başvurmak en akıllıcası.

Yargıtay başka konularla çok meşgul olduğu için artık temyiz başvuruları hapishane revirlerine yapılıyor. Temyiz başvurunu yapman için gerekli bilgiler de zaten senin mektubunda saklı. Ne diyorsun mektubunda “Düştüğüm bu mahpushaneden...” demek ki düşmüşsün. Peki, düşünce ne olmuş. Yüreğin kanamaya başlamış değil mi yavrucuğum.

O halde şimdi gardiyanı çağıracaksın ve “Gardiyan! Gardiyan! Düştüm, yüreğim kanıyor. Kanamayı ne yaptıysam durduramadım. Beni Vakıf Gureba Hastanesine sevk edin. Yoksa burada başıma bir şey gelirse paçanızı kurtaramazsınız” diyeceksin.

Zaten mantık olarak da önce hasta sonra mahpus olacağın için yerinin hasta-hane olması çok normal. Gerisi zaten çok kolay. Ne demiş atalarımız ‘Hastahane, mahpushanenin arka kapısıdır.’

Ayılana tutuklama, Bayılana tahliye

Soru: Sevgili Sivilay Abla, ‘bende un var, şeker var, yağ var; neden helva yapamıyorum’ diye düşünürken aklıma geldi. Bakın yazarları bir sabah götürülen gazetenin tirajları arttı. Tuncay Özkan tutuklanınca evinin önü seçmenlerle doldu taştı. Neden beni tutuklamıyorlar. Tutuklanmak için ne yapmalıyım? Ne dersiniz, tutuklanırsam partim atağa geçer değil mi? (Bedrettin Tenten)

Cevap: Sevgili Bedrettin, hapishanelerimizin trafiği artık benim bile başımı döndürdü. Sabah uykudan ayılan hapis istiyor bayılan tahliye. Bilmelisin ki; mahpusluk şişede durduğu gibi durmuyor. Cumhuriyet mitinglerinde tay gibi koşan ceylan gibi sekenler, ‘paşalar gibi yatıp çıkarım’ diyenler, içerde hastalıktan başlarını kaldıramıyorlar.

Ayrıca göz diktiğin oy kitlesi sana kaz gibi görünüyor olabilir ancak tavuk değil piliç demek bile iddialı olabilir. Ayrıca ziyafetin çok ortağı var. Sana bir lades kemiği bile düşmeyecektir.

Ramazan Özel – 3

Geçen hafta akredite olduğum için ara verdiğim Ramazan yazılarına devam ediyorum. Şaka maka bir Ramazan ayının daha sonuna yaklaşıyoruz. Bu da demek oluyor ki Ramazan Bayramı mı, Şeker Bayramı mı polemiğinin başlayacağı günler yakındır. Süt oğlanın laz eniştesi Yunus gibi ‘Şeker idi Ramazan idi, Şeker idi Ramazan idi’ çekişmesine hep birlikte şahit olacağız.

Bir tarafta, ‘Made in Laik’ olduğunu gözümüze sokmaya çalışanların ‘Şeker’ ısrarı, diğer taraftan koca ayı oruç tutarak geçirenlerin Şeker Bayramı diye gelen kutlama SMS’lerine cevap yazmaması.

Gelin buna bir son verelim. Ey Müslüman kardeşlerim, ‘şeker’ dünyanın en şeker kelimesidir. Şeker Bayramı diyenlerin yüzüne bön bön bakmayın. Şeker diyor, ısırgan otu demiyor ya.

Sevgili laik kardeşlerim siz de hem Şeker Bayramı deyip hem de ‘Budapeşte’ye tatile gitmeyin. Birer kutu şeker alıp eşi dostu ziyarete gidin canım.

 

Diğer Dr. Sivilay Genç Makaleleri:
  1. EVET oyu AKP ilişkisi - 02.09.2010
  2. Atlet ve Kılıçdaroğlu - 26.08.2010
  3. Referandum için yeni model - 19.08.2010
  4. Hayır alıştırmaları - 05.08.2010
  5. Hayır’tan Gerekçeler - 29.07.2010
  6. Üniversite adaylarına altın tavsiyeler - 22.07.2010
  7. ‘Hayır’da hayır vardır - 15.07.2010
  8. Cenazenin teröristi - 08.07.2010
  9. Eskiden Türk-Kürt yoktu, şimdi nereden çıktı! - 01.07.2010
  10. Etle tırnak – kız aldık kız verdik – kardeşiz - 24.06.2010
  11. Türk’ün Türk’ten başka dostu - 17.06.2010
  12. Googletürk - 10.06.2010
  13. Hindistan uyuma Gandi’ye sahip çık - 27.05.2010
  14. Cumhuriyet çikolatası kaplı çifte kavrulmuş ‘öteki’ - 20.05.2010
  15. Son çıkan kaset soruları - 13.05.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Gardiyan! Düştüm, yüreğim kanıyor - Dr. Sivilay Genç
03.09.2010 06:00:39