Soru: Sevgili Sivilay Abla, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde İlber Ortaylı’nın konuşmasını dinledim. İlber Hoca “Bu ülkede oligarşi olduğunu söyleyenler var. Bazen keşke olsa diyorum. Yirmi yılda bir, alttaki görgüsüz tabaka üste çıkıyor” şeklinde laflar etti. Bu durumda İlber Hoca’nın görgüsüz dediği kitleye bidon kafalı diyen Bekir Coşkun ile İlber Ortaylı arasındaki yedi fark nedir? (Hamit)
Cevap: Sevgili Hamit, bildiğim kadarıyla İlber Hoca yedi dil biliyor. Bekir Coşkun hiç dil bilmiyor. Yedi fark bu olsa gerek. Haa! unutmadan, yukarda Allah var, İlber Hoca’nın tarih bilgisi de Bekir Coşkun’dan iyidir.
2. Soru: Peki, İlber Hoca ile Nuray Mert arasındaki yedi fark nedir?
Cevap: Yedi fark yoktur, beş fark vardır. Nuray Mert’in sivri oklarına maruz kalan taraftan yedi yazar ‘acımadı ki, tatlı bir elektrik çarpması gibi’ diyen yazılar kaleme aldılar. İlber Hoca için ise böyle sadece iki yazı gördüm.
Topkapı Sendromu
Soru: Sevgili Sivilay Abla, oldukça kibar, nazik, naif bir erkek olduğu gözlenen İlber Ortaylı’nın; tabiri caizse kodu mu oturtan, otoriter erkek egemen kültüre yaptığı güzellemeleri, sivil hastalıklar ana bilim dalı uzmanları olarak nasıl tanımlıyorsunuz? (İzel)
Cevap: Sevgili İzel, Topkapı sendromu diyoruz.
Yazının devamını okumak için tıklayın.