Soru: Sevgili Sivilay Abla, İsrail de olsa hiçbir devlet bu kadar komik duruma düşmeyi hak etmiyor. Genç Sivillere söyleseniz de İsrailli diplomatlara eylem koyma semineri verseler. (Uygar Altay)
Cevap: Sevgili Uygar, hakikaten bu nedir Allah aşkına. Sok gözüne parmağı, olmadı bir de tarif et. “Bakın anladınız mı bu parmak ve ben bu parmağı onun gözüne sokuyorum.”
Dün İsrailli diplomatların halini izlerken gözümün önüne bizim İlker Başbuğ’un Trabzon’da gemi üzerindeki hali geldi. “Anladınız değil mi bu bir gemi ve ben açıklamamı bir gemi üzerinde yapıyorum. Hem de Trabzon’a demirlenmiş bir gemi. Bilmem anlatabildi mi?”
Teklifini Genç Sivillere sordum. Beş kişi olunca bir sınıf açılabiliyormuş. Odadaki üç İsrailliyi ve Başbuğ’u sayarsak dört ediyor. Bir kişi daha lazım.
Ne sivil ne darbe
Soru: Sevgili Sivilay Ablacım, ben Şermin. Yaşamlarını şeriat gelecek tehlikesine karşı düzenlemiş bir grup arkadaş adına sana yazıyorum. Bizi her türlü tehlikelere karşı uyaran usta gazeteci İlhan Selçuk “Bunlar şeriat meriat getirmez” dedi. Sonra Nuray Mert “Esas tehlike sivil darbe” dedi. Şimdi nereyi açsak sivil darbe, sivil vesayet tehlikesi. Şimdi efendim, biz Cumhuriyet mitinglerine katılmış ve ne şeriat ne darbe demiştik.
Yazının devamını okumak için tıklayın.