Soru: Sevgili Sivilay Ablacığım, kendini bilmez bir kesekâğıdı gazetesi, Müstakbel Genelkurmay Başkanımıza iftira atmak için, Ağlama Duvarı’nın deliklerine başparmaklar sokularak gerçekleştirilen bir Yahudi ritüelini yaparken çekilmiş fotoğraflarını yayımladı. Neyse ki Hürriyet gazetemiz, hemen komutanımızın Mescid-i Aksa’da dua ederken çekilmiş fotoğrafını, diğer fotoğrafın yanına koyarak, birinci sayfadan verdi de büyük bir iftira önlenmiş oldu. Acaba bu karalama meraklılarına ne tavsiye edersin? (Tuğrul Baş)
Cevap: Sevgili Tuğrul, bu haberin üzerinden çok zaman geçti ama açtığın iyi oldu. Mektubu sen yazdığın için benim sana bazı tavsiyelerim olacak.
Keşke adı ‘Hayim’ olan biri rahatlıkla Genelkurmay Başkanı olabilse. ‘Michael’ isimli bir Süryani’nin Yargıtay üyesi olarak seçilmesi kimsenin umurunda olmasa. Rahmetli Hrant Dink’in dediği gibi ilkokullarda ‘Ali topu at’ okuma fişi, ‘Agop topu tut’ olarak devam edebilse.
Peki, ilk fotoğrafın yıktığı ve ikinci fotoğrafın tamir ettiği şey nedir? Ağlama Duvarı fotoğrafını yayımlayan gazete kesekâğıdı ise, ‘temize’ çıkarmak için Mescid-i Aksa fotoğrafını yanına koyan zihniyetin gazetesi ne kâğıdıdır? Yıllardır en çok satanlar arasında olan ‘Musa’nın Çocukları’, ‘Musa’nın Gülü’ kitaplarını ibadet edercesine alanlar bu kabahatin neresinde? İnsanların isimlerindeki harflerden ‘Yahudi’ olduklarını çıkartabilenlere ekranlarını sınırsız açan TV kanalları fotoğrafın cazibesine kapılmamıza ne kadar katkı sağladılar?
Bayatlamış dünya algılarını, milliyetçilik sosuna bulamadan geniş kitlelere yediremeyeceklerini bilenler; ‘emperyalist güçler’ diye başlayan tonlarca cümle kurarken, her tarafından yabancı düşmanlığı damlayan ulusalcı tespitlerini yaparken bumerangın bu gün kendilerine çizik atmasını öngörememeleri kimin kusuru?
Bu arada müstakbel Genelkurmay Başkanı yine de iyi yırttı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.