Soru: Sevgili Sivilay Abla, geçen yıl geçirdiğim bir kazada sağ kol sinirlerim koptu. Ayakkabımı kendi başıma bağlayamıyorum. Bu sakatlığım nedeniyle askerlikten elverişsiz raporu almak için Askerlik Şubesi’ne başvurdum. “Sapasağlamsın, postallarını bağlamak için arkadaşlarından yardım istersin” cevabını aldım. Askerî yargı yerine sivil yargının gelmesi gibi sağlık raporu veren kurulların da sivilleşmesi için ne yapabiliriz? (Hayri)
Cevap: Sevgili Hayri, yaşadığın bir örnekten yola çıkarak genelleme yapman haksızlık olur.
Sivil mahkemenin 39 yıl mahkûmiyet verdiklerine beraat verecek kadar merhametli ve yumuşak kalpli olan askerî yargı gibi; sağlık raporu konusunda da askerler sivillerden çok daha şefkatlidir. Tüm vücudunu kanser sarmış tutuklulara sağlam raporu verip Cumhurbaşkanı’ndan af çıkmasını engelleyen sivil sağlık kurullarına karşın, üç kişiyle aynı anda güreş tutabilecek kadar diri gözüken Hurşit Tolon’a “hastalıktan kırılıyor, hapse giremez” raporu veren askerî sağlık kurullarına dikkatini çekerim.
Demokrasi acıtır
Soru: Sevgili Sivilay Abla, yazılarının hiç birini kaçırmadan okuyorum. Özellikle laiklere dokundurduğun yazılarını okurken vallahi zevkten dört köşe oluyorum. Ancak, örneğin Topkapı Sarayı’nın bahçesinde eylem yapan Alperenler ile ilgili yazını okurken sana yine yüzde yüz hak veriyorum ama diğer yazılarda aldığım lezzeti alamıyorum. Acaba benim demokratlığımda bir sakatlık mı var? (Selçuk)
Cevap: Sevgili Selçuk, demokratlığında hiç bir sakatlık yok. Hatta bu itirafı yapabildiğin için tüm değerlerin normal gözüküyor. Çünkü, demokrasi bize sürekli zevkten dört köşe olmayı vaat etmez. Hatta ekseriyetle canımızı acıtır. Diktatörlükler, gücü elinde bulunduran kesimin sürekli bir orgazm hali yaşadığı, geri kalanın ise her daim mutsuz olduğu rejimlerdir. Demokrasilerde ise herkesin canının yandığı zaman da olur, mutlu olduğu zaman da.
Sanatım için örtündüm
Soru: Sevgili Sivilay Abla, Hürriyet yazarı Ayşe Arman başörtülülerle empati kurmak için başını örtmüş ve kaşınmış. Ben yıllardır başımı örtüyorum Sivilay Abla! Hiç kaşınmadım ve çevremden de başörtüsü taktığı için kaşınan duymadım. Acaba bu durum Ayşe Arman’ın uyuz olmasından mı kaynaklanıyor? (Sümeyye Ertekin)
Cevap: Sevgili Sümeyye, magazin âlemi kendinden söz ettirmek için soyunanlarla dolu. Ayşe de iki hafta önce soyunmuştu. Tabii Bodrum’da güneşlenen sıfır beden mayolu kız fotoğraflarının yanında Ayşe’nin cüssesi yeterince ilgi çekmedi. Bu sefer de örtünerek şansını denedi ve başarılı da oldu. Bak sen bu konuda soru soruyorsun, ben de cevaplıyorum. Tam da Ayşe’nin istediği gibi. Ancak korkarım bu yoğun ilgi genç manken kızlarımıza kötü örnek olacak. Hazır Ramazan da geliyor. Reyting uğruna tesettüre girişler çoğalacak.
Ayşe Arman’ın izlenimlerini okuyup başörtülü kadınların halleriyle gülüp eğlenenlerin yüzünü o zaman görmek istiyorum.
Hu-kuk i-çin-de ka-la-ca-ğız
Soru: Demokrasiye dost, vesayete düşman Sivilay Ablacım, Heceleme tekniğinin en usta uygulayıcısı Genelkurmay Başkanımız, darbeler döneminin bittiğini, mücadelelerini hu-kuk i-çin-de ka-la-rak vereceklerini söyledi. Demokratlar olarak bu söze gönül rahatlığıyla itibar etmeli miyiz? (Pınar Yasanak)
Cevap: Sevgili Pınar, komutanlarımız için her şeyi söyleyebilirsin ama sözlerinde durmayacaklarının iddia edilmesine ben bile izin veremem. Genelkurmay Başkanı hukuk içinde kalınarak mücadele edeceğini söylüyorsa öyledir.
Dip notlar
Bakınız 1: Hukuk içinde 14. Mahkeme’ye atanan nöbetçi hâkim Faik Saban.
Bakınız 2: Hukuk içinde HSYK’nın Ergenekon Davası’na ve faili meçhul cinayetlere bakan savcılarının yerini değiştirme çabaları.
|