Sevgili Çocuklarım, iyice ihtilafperes bir toplum olduk. Aslında epeydir bu haldeyiz ancak ‘action’ seven bir Başbakanımız olalı beri ihtilaflı alanlarımız daha hareketli. Diyeceğim o ki bayramı bile kılıçları çekmek için iyi bir vesile olarak görebiliyoruz. Okuyanlar bilir, geçen hafta bir orta yol bulmaya çalışmıştım. Nasıl Amerikalıların şükran gününe hindi bayramı denmiyorsa, Musevilerin Hanuka’sı da yağ/kandil bayramı olarak anılmıyorsa bizimkilerin Ramazan konusundaki hassasiyeti anlaşılmalı. Diğer taraftan şekerin de hindi ve yağ ile kıyaslanmayacak kadar sempatik bir kelime olduğu bilinmeli.
Çok klişe bir yeni yıl mesajı vardır. Yüzyetmişdokuz dilde ‘yeni yılınız kutlu olsun’ yazılır hani. Aralarında dünya çapında sadece elli kişinin konuştuğu diller bile vardır. Son gününe girdiğimiz bu bayramı kutlamak için ne yazacağımı düşünürken aklıma bu yeni yıl mesajı geldi. İçeriğini biraz değiştirerek ancak özüne sadık kalarak hazırladığım bayram mesajım her dünyadan her görüşe uygun. Aşağıda bulacağınız mesajlarım koyudan açığa doğru dizilmiştir. Özellikle ortalarda yer alan mesajlar ‘ne şiş yansın ne kebap’ diye kıvranan, aman hiç bir müşterimizi işkillendirmeyelim diyen bankaların, pastanelerin kullanımı için uygundur.
Ramazan Bayramınız mübarek olsun. Ramazan Bayramınız kutlu olsun. Mübarek Şeker Bayramınız hayırlara vesile olsun. Şeker Bayramınız kutlu, Ramazan Bayramınız mübarek olsun. Şeker gibi bir Ramazan Bayramı geçirmenizi dilerim. Şeker Ramazan Bayramınız kutlu olsun. Şeker Bayramınız kutlu olsun.
‘Avusturya, Avusturyalılarındır’
Soru: Sevgili Sivilay Abla, size bu mektubu Avusturya’dan yazıyorum.
Yazının devamını okumak için tıklayın.