Amerika’nın siyahları bir başkan çıkardı. Amerikan düşmanlığının en geçerli politik tavır olduğu bu günlerde Amerikan toplumu demokratlıkta dünyadan ne kadar ileride olduğunu göstermiş oldu.
Türkiye’nin siyahları da zamanında bir başkan çıkarmıştı. Kentin varoşlarında büyümüş, düşüncelerinden dolayı hapse atılmış, partisi kapatılmış, eşi nedeniyle ayrımcılığa uğratılmış bir adam, ezilenlerin oylarıyla seçilmişti. Bugün geldiği nokta ise siyah olarak seçilmenin değil iktidarda siyah kalabilmenin çok daha zor olduğunu bizlere kanıtlar nitelikte.
Obama’nın önünde Erdoğan tecrübesi bulunuyor. Obama bu yaşanmış örnekten ders çıkarır ve iktidar olmanın çamaşır suyu etkisinden kendini korur diye umalım ve bu haftanın sorularına geçelim.
Atatürk üşür mü, karanlıktan korkar mı hiç!
Soru: Doktor Sivilay Abla. Can Dündar’ın
Mustafa filmine gittim. Filmde Atatürk kısa boylu gösterilmiş. Yok efendim, Atatürk üşümüş de, yok karanlıktan korkarmış da. Size sormak istiyorum, Atatürk’ü içki içerken, öksürürken gösteren bu film, bir Atatürk belgeseli midir yoksa Soros’un Türkiye’yi Atatürksüzleştirme ve Türkü Anadolu’dan çıkarma projesinin yeni bir numarası mı? Atatürk üşümüş olamaz değil mi? (Ceren Gürpınar)
Cevap: Sevgili Ceren, hepimizin iyi bildiği gibi Atatürk daha bir çocukken öğretmeni ona “Senin adın Mustafa benim adım da Mustafa.
Yazının devamını okumak için tıklayın.