Soru: Sevgili Sivilay Abla, Türkiye’de TM-1 ve MF-4 puan türünde ilk 100’e girdim. Aslında Orhan Pamuk gibi bir yazar olmak istiyorum ama bu puanla İngilizce Tıp ya da Elektronik Mühendisliği kazanabilirken Edebiyat’a gidersem puanıma yazık olacak. Elektronik mühendisi olsam yine de ileride Orhan Pamuk olabilir miyim? (Rumuz: Cevdet Bey’in oğlu)
Cevap: Sevgili Yavrum, herkes imreniyor belki ama senin durumun en zoru. Bir anda gelen çok para insanı kolayca yoldan çıkarır. Kendine esir eder, hata üzerine hata yaptırır.
Üniversite sınavında alınan yüksek puan da üniversite adayını esir eder. İlk yüze giren bir öğrencinin kâğıt üzerinde her üniversite, fakülte ve bölüm önüne serilidir ancak pratikte yüz bininciden bile daha az seçeneği vardır. Orhan Pamuk olmak isteyen bir genci elektronik mühendisi ya da tıp doktoru yapan derece başarı değildir, olsa olsa kelepçedir.
Sen puanının esiri olma. Gerçekten istediğin bölümü seç. Türkiye’nin en birincisi olmak şairin dediği gibi “Bir namazlık saltanat”. Puanına yazık olacaksa olsun, mühim olan sana yazık olmasın.
Köküne kibrit suyu
Soru: Sevgili Sivilay Abla, tercih yapmak için üniversite üniversite geziyoruz. Özel üniversiteler insanı çok iyi ağırlıyor, donanımlı, temiz ama daha, çok yeniler. Köklü bir üniversite seçmek varken yeni bir üniversiteye gitmek risk almak değil mi? (Burcu Batur)
Cevap: Sevgili Burcu, sadece kök salmış olmak değil kök salana kadar zaman nasıl geçmiş ona bakmak lazım. Seksen yıllık bir üniversitemiz eğer tarihine en azından dört Nobel, otuz buluş sığdırmışsa tamam.
Yazının devamını okumak için tıklayın.