Yine çok acıklı günler geçiriyoruz. İyi ki ağlamak diye bir şey var. Kötülüğün bu kadar ilkesiz olduğu bu zamanda üstümüze yağan kirlerden ancak vücut kimyamızın mucizesi bu tertemiz gözyaşlarıyla arınabiliriz.
***
Soru: Sevgili Sivilay Abla, Aktütün Karakolu baskınından sonra konuşan Genelkurmay İkinci Başkanı “AB uyum yasaları elimizi kolumuzu bağlıyor, teröre engel olamıyoruz,” dedi. Diğer taraftan aynı karakol bugüne kadar beş baskın görmüş. 22 askerin can kaybına uğradığı en kanlı baskın, olağanüstü halin en ateşli uygulandığı, AB’nin esamisinin okunmadığı yıllarda gerçekleşmiş. Nedir işin aslı allah aşkına? (Ragıp Boylu)
Cevap: Sevgili Ragıp, benim bilebildiğim kadarıyla AB yasalarını uygulayan ülkelerde insan ömrü uzamış, hayat standardı artmış, refah seviyesi yükselmiş. Üst düzey komutanların son yaşanılan acılardan AB yasalarını sorumlu tutmasının nedenleri üzerine ancak tahmin yürütebilirim.
AB yasaları Aktütün Karakolu’nun bulunduğu tepeyi SİT alanı ilan etmiş olabilir. Bu nedenle yasalar gereği karakol binasına tek çivi çakılamıyor olabilir.
AB uyum sürecinde orduevlerinin AB standartlarına kavuşturulmasına öncelik verilmesini dayatılmış olabilir. Bu nedenle beş kere basılmış karakolun taşınması için gereken para orduevlerinin modernizasyonu için harcanmış olabilir.
Milli Güvenlik Kurulu’nun sivilleştirilmesiyle başlayan, ordu bütçesinin sivil denetime açılması ve dünyada eşi benzeri olmayan askerî yargının kaldırılması talepleriyle devam eden uyum programı paşalarımızın moralini bozmuş, bu da terörle mücadelede zaaf oluşturmuş olabilir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.