Soru: Sevgili Sivilay Abla, İngilizce bilen birini işe alacağım. Mülakata gelenlerin hemen hemen tümü “Okuduğumu anlıyorum, yazabiliyorum da, ama konuşamıyorum” diyor. Hazır üniversite sınavı da yapılmışken konuya bir el atsanız. Onikiden vuran tesbitlerinizle memleket insanımızın İngilizceyle imtihanına çare olsanız. Saygılar sunarım. (İlker Büyükorman)
Cevap: Sevgili İlker, yabancı dil konuşmak ile tiyatro arasında tahmin edemeyeceğin kadar kuvvetli bir bağ vardır. Başka bir dil konuşmak aslında başka biri olmak demek. Kendin olmaya devam edip başka bir dili konuşamazsın.
“Bir dil bir insan, iki dil iki insan” diyen atalarımız da benim söylediğimi anlatmaya çalışmış, ama bizim insanımız nedense “iki insan gücünde para kazanmak” olarak algılamış.
İkinci insan olmak için birinci insandan sıyrılıp ikinci insanı oynamak (act) gerekir. Bu da dil sınıfında İngilizce öğretmeni tarafından öğretilmez, tiyatrocudan drama eğitimi almak gerekir. Ancak tiyatro ile ilgili literatürümüz o kadar kirli ki, mıntıka temizliği yapmadan drama eğitiminin işe yaraması imkânsız.
Bugün Meclis’te sahnelenen oyunu daha önce de izlemiştik.
Amcamın cenazesinde sergilediğin tiyatroya neredeyse ben bile inanacaktım Yenge.
Ülkemizi bölmeye yönelik senaryoları kimin yazdığını biliyoruz.
Yazının devamını okumak için tıklayın.