Soru: Sevgili Sivilay Abla, 23 ocakta İstiklal Caddesi’nde darbe karşıtlarının yürüyüşüne katılacağımı söylediğimde, bazı arkadaşlarım “darbe marbe ihtimali yok” diyor. Bu tür tepkilere nasıl cevap vermeliyim? (Şenol Aksakal)
Cevap: Sevgili Şenol, bir şeyin yok olduğunu ispat etmek var olduğunu ispat etmekten daha zordur. Örneğin bir gün iki arkadaş sahilde taşların üzerinde otururken, orada zehirli yılan olup olmadığı üzerine bahse tutuşuyorlar. “Hayır, yoktur” diyenin iddiasını ispatlaması sahildeki bütün taşları kaldırıp bakıncaya kadar sürecektir. Vardır diyenin ise bir küçük delil bulması dahi yeterlidir.
Darbe konusunda Türkiye’de delilden bol ne var. “Yoktur, olmaz canım abartmayın, ortalığı telaşa vermeyin” diyenlerin ise işi sahildeki taşların altına tek tek bakmaktan çok daha zor.
Özkök beni överse
Soru: Sevgili Sivilay Abla, son günlerde sürekli aynı kâbusu görüyorum. Ertuğrul Özkök beni öven bir yazı yazıyor, beni geleceğin parlak yazarı, vicdanın sesi ilan ediyor. Sonra benim içimden bir ejderha çıkıyor, etrafa ateş saçmaya başlıyorum. Kız kardeşimin saçları tutuşuyor, mahallemizde yangın çıkıyor. Derken kan ter içinde uyanıyorum. Ne yapmalıyım? (Pelin Su Sarıca)
Cevap: Sevgili Pelin, gece yatmadan önce Nuray Mert okumamalısın.
Yazının devamını okumak için tıklayın.