Pazar günü “Sevgi” sokağındaydım. Kumkapı’da Meryem Ana Kilisesi’nin bulunduğu sokak. O sokağın başka bir özelliği daha var. Hani malum “kaçak Ermeniler”in yoğun olduğu mekânlardan en bilineni. Başbakan’ın, kaçak Ermenilerin sınır dışı edilebileceği imasından sonra, çalışmak üzere ülkemize gelen Ermenilerin işporta tezgâhı açtıkları Kumkapı’nın ara sokaklarına gittim. (Gittim dedimse, bu konulardaki çalışmalarını iyi bildiğim Hürriyet’ten Ersin Kalkan’a söyledim, birlikte gittik.) Meryem Ana Kilisesi’ne uğradım, büyük oruç ve kandil duası için toplanan Ermenilerle birlikte ayinlerini dinledim.
Sonra sokak aralarında kaçak Ermenilerin izini sürdüm(!) Her gün sokak aralarını dolduran Ermeni tezgâhlarından hiç iz yoktu. Civardaki esnaf, Başbakan’ın açıklamalarından sonra herkesin yaşadıkları mekânlara saklandığını söylediler. Ki bu Ermenilerin daha önce buralarla bağları olan insanlar olduğunu bir ayrıntı olarak öğrendim. Yani onyıllar önce bu topraklarda yaşayanların torunları belki de, ekmek parası için geliyorlar tekrar. Bir kısım insanların kafası bu durumda şöyle çalışıyor, biliyorum: “Bakın işte, Haliç kıyıları gibi buralara da tekrar Ermeniler gelip yerleşecekler, Avrupa Birliği bunun için fon verip buraları güzelleştiriyor!” (Epeydir halk arasında bu türden muhabbetler de yapılıyor, hepinizin kulağına gelmiştir.)
Başbakan’ın ilginç ruh hali doğrusu hepimizi şaşırtıyor. İyi niyetli, samimi olduğuna inandığımız konularda birden öyle sözler sarf ediyor, öyle çarklar ediyor ki, artık bunun sürekli bir hal alması kendisi hakkında kafa karışıklığına yol açıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.