İsrailli yetkililer sağ olsun ülkemin resmî kanalında gösterilmekte olan bir televizyon dizisinden sayelerinde haberdar oldum.
Dizinin ismi de sanki büyük bir aşkın dramatik sonunu çağrıştırıyor gibi:
Ayrılık.
Türkiye garip bir ülke.
Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana, alışılageldik politikaların birçoğunda son dönemde büyük kıpırdanmalar, değişime yönelik çabalar kendini gösteriyor. Ak Parti’nin özellikle ikinci döneminde daha kendini gösteren içte ve dıştaki atakları, herkesi şaşırtıyor. İnsanlar “devletin” bugüne kadar söyleye ve yapa geldiklerini o kadar kanıksamışlar ki sanki, en küçük bir farklı söz ve uygulamada büyük tartışmalar yaşanıyor.
İsrail konusu da böyle garip bir süreçten geçmiştir yakın tarihte.
Çok değil, 28 Şubat döneminde Türkiye adeta İsrail’in uydusu haline sokulmak istenmiş, en sıkı anlaşmalar bu dönemde kotarılmıştır.
Türkiye’nin yakın tarihinde İsrail aleyhine söz edebilmiş devlet adamı pek yoktur. (Hiç yoktur diyeceğim de, ara sıra dile getirilen cılız söylemleri hiçe saymamak da lazım.)
14 Mayıs 1948 akşamında İsrail Devleti’nin ilan edilmesini Araplar “Felaket günü” ilan ettiler. ABD, Yahudi Devleti’ni, ilan edilmesinden 11 dakika sonra ilk tanıyan ülke olarak rekor kırarken, Türkiye de dokuz ay sonra ilk Müslüman ülke olarak İsrail’i tanıdı.
İşte o günden bugüne çok sular aktı köprünün altından.
Türkiye’nin İsrail’i devlet olarak tanıması hiç şüphe yok ki, halkın düşüncesi değildi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.