Hani nasıl derler, hacı hacıyı Mekke’de bulur, devamını da şöyle getireyim; muhalif de gösteriyi Bologna’da. Sabah gazetesinden Sevilay Yükselir’le bizimkisi o hesap. Sen Bologna’ya bolonez soslu makarnalar yiyeceğim diye git, daha otele adım atar atmaz, bismillah, dışarıdaki seslerin peşinden koşup “faşizme hayır” eyleminin içine düş.
Düne kadar kızıl şehir deyince Marakeş gelirdi aklıma. Fakat gidince gördüm ki Bologna da bir kızıl şehir. Ortaçağ mimarisini taşıyan şehirde binaların neredeyse tamamına yakını kızıla boyalı. Aynı zamanda spagetti ve makarna severlerin favori sosu olan bolonez sosu da ismini şehrinden alıyor.
THY’nin yurtdışında 120., toplamda 157. direkt uçuş hattının açılışı vesilesiyle THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu’nun ve Basın Müşaviri Ali Genç’in davetine icabet edip Bologna’ya gittim geçen hafta.
Bakmayın siz birilerinin çıkıp da “VIP salonunda terlikleriyle dolaşan yöneticiler” diyerek üst perdeden konuşmalarına. Aynı zihniyettekiler, Durmuş Yılmaz Merkez Bankası Başkanı olunca da kapı önündeki ayakkabıları fotoğraflayıp akılları sıra küçümsemişlerdi. Fakat Merkez Bankası’nı yönetme konusundaki başarısını görünce pek gerisini getiremediler. Son yıllarda büyük bir atak yapan, uçak sayısıyla, direkt uçuşlarıyla performansını sürekli arttıran THY yönetimini karalamak için de yine birileri özel gayret sarf ediyor. Kendi ülkesinin ulusal havayolu şirketini sırf yöneticilerinin dindarlığından dolayı karalamaya çalışmak nasıl bir tıynettir, anlamak zor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.