Paşalar geçidi izliyoruz televizyonlarda. Ekranları sevdiler.
Kimileri öfkesinden çıkıyor, kimileri emeklilikte keşfedilmenin hazzıyla tartışma programlarına koşuyorlar.
Ülke hayatına perde arkasından bu kadar nüfuz ettikleri halde onları tanıma imkânı bulamıyorduk daha önceleri.
İyi mi oluyor ekranların bu kadar paşayla dolması? Bence iyi oluyor.
Bunlar kendi aralarında konuştular hep Cumhuriyet tarihi boyunca.
Çıkıp sivil ortamlarda doğru dürüst ilişkiler kuramadılar.
Bildikleri tek şey, zaman zaman Genelkurmay’a gazetecileri davet edip direktifler vermekti.
Bu ülke nasıl bir ülkedir, halkı nasıl yaşar, nasıl düşünür, neler ister, pek bildikleri yoktu.
Askerî lojmanlarda oturup birbirlerine gider gelirler, emir komuta zinciri altında yaşarlar. Karşısındakinin rütbesini bilmeden pek konuşamazlar. Sivil hayatta temas kurmaları bundan dolayı zor oluyordu sanırım. Televizyona çık, toplantılara katıl. Karşındakilerin rütbesi ne?
Sivil!..
Nedir sivil?
Er ya da erbaş statüsünde midir bunlar?
Herhalde öyledirler deyip, emir komuta anlayışı içinde üst perdeden konuşuyorlar. Tabii ekranlara çıkanlar genellikle “paşa” dediğimiz general rütbesindekiler olduğu için, rahatlıkla herkesi alt kademe olarak görebiliyorlar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.