Gökkubbe altında söylenmemiş bir söz olmadığını ve bizim siyasetçilerimizin de söz söyleme konusundaki maharetlerinin neredeyse Guinness rekorlarını altüst edecek düzeyde bulunduğunu gözönüne alırsanız, bugün ne söyleseniz karşınıza hemen geçmişten bir “eş anlamlısı” ya da “anti tezi” çıkabiliyor.
“Bak bu böyle söyledi ama geçmiş dönemde bu sözün şöyle muadili bir söz vardı, unutmayalım” mızıkçılığı içerisinde herkes neredeyse. Güzel memleketimde “yerli malı yurdun malı” kıvamında sarf edilmiş “siyasetçi sözleri” mebzul miktarda mevcut.
Eğer dünyada ilerleme ekonomi ve eğitim gibi niteliklerle değil de bu tür saçmalıklarla olsaydı hem Guinness rekorlar kitabına girer hem de dünyanın lider ülkesi pozisyonunu hiç elden bırakmazdık. Sanki büyük bir yarışma var ülke çapında: Söylenenleri en güzel tersinden kim anlar, ya da söylenmiş sözleri birbiriyle en iyi kim çarpıştırır... Aşağı mahalle yukarı mahalle kapışmasında bakalım kim kazançlı çıkacak...
Pazar günü Başbakan, TRT’deki Politik Açılım adlı programdaydı. Kendisine art niyetsiz sorular yöneltildiğinde gayet makul ve aynı samimiyette cevaplar verdiğini düşünüyorum.
Politik Açılım programında da öyleydi. Son dönemlerdeki tavrı bildik Tayyip Abi samimiyetinde.
GDO’lu gıdalarla ilgili olarak “Bu ürünler zararlı olsa ABD’de serbest olur mu” diyen bir partiliye, “baksana hepsi obez, şöyle delikanlı bir adam var mı” deyişindeki yalın samimiyet bence Başbakan’ın bütün sözlerine yansıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.