Bundan aylar önce Twitter’da “AKP ANAP’laşıyor” demiş, önümüzdeki günlerde bu konuyu yazacağımı ifade etmiştim. Ancak gündem yoğunluğu nedeniyle bugüne kaldı. Şike tartışmasında AKP’nin tutumu partinin “ANAP’laşmasını” gösteren iyi bir örnek oldu.
“ANAP’laşma,” ANAP’ın geleneksel çizgisinden kayıp, muhafazakâr değerlerden uzaklaşıp Ankara havasına ayak uydurmayı ifade ediyor. Parti Özal’dan sonra Mesut Yılmaz’ın eline geçince böyle olmuştu. ANAP’laşma insanlarda şu duyguları çağrıştırır: Aldatılmışlık duygusu, bürokraside yalakalık kriteri ve siyaset-mafya ilişkisi.
Mesut Yılmaz’ın eline geçtikten sonra ANAP, özellikle muhafazakâr tabanda müthiş bir aldatılmışlık hissi yaratmıştı. Mesut Yılmaz muhafazakâr tabana gülücük atıp Ulusalcı çevrelerle iş tutulmaya başlamıştı. Bu nedenle ANAP’ın geniş tabanı muhafazakârlar ile ANAP arasındaki duygusal bağ koptu.
AKP açısından aldatılmışlık duygusu en son seçimde yeni anayasa sözü verip, anayasa yapmamak üzere komisyon kurulmasıyla ortaya çıktı. AKP’liler anayasa uzmanları Ergün Özbudun ve Serap Yazıcı gibi hocaların bu komisyonla anayasa yapmak imkânsız uyarılarını duymazdan geldi. Uyarıları kimsenin duymayacağını sandılar. Oysa o uyarılar insanların AKP’ye karşı güvenlerini sarstı. Bu uyarıların arkasından AKP tatmin edici cevap vermek bir yana bir de kendi tabanından gelen, tepkilere rağmen şike yasası çıkarmak için tabanıyla kavgaya kalkıştı. Bu AKP’nin muhafazakâr tabanında çok derin bir aldatılmışlık duygusu yarattı. Seçimler öncesinde AKP yeni anayasa yapacak diye umutlananlar şimdi AKP’nin yeni anayasa yapacağına inanmıyor.
Oysa bu ülkede insanlar Demirel’in yalanına, Erdoğan’ın yaparım dediğini yapmasına ve sahiciliğine oy verir(di). Şimdi Erdoğan’ın sahiciliği şike yasası tarafından gölgelendi ve AKP’ye destek veren insanlarda derin aldatılmışlık duygusu yaşanıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.