Bugün ilginç bir gün. Bu yazının konusu AKP’yi kapatma davası. Ben bu yazıyı yazarken açılmış bir dava henüz yok ama belki de siz okurken bu dava açılmış olacak.
Aslında şubat sonundan itibaren AKP’ye yönelik bir kapatma davasının açılacağı konuşuluyor. Sadece bu nedenle, cuma günleri, gazeteciler için ayrı bir heyecanla beklenen günler olmaya başladı. Mart ayı başında Ankara’ya yaptığım ziyarette de bir kapatma davası olasılığının çok güçlü olduğunu, mart sonu itibariyle bu davanın açılacağını duymuştum. Bu bilgilerimi de 2 mart günü Kanaltürk televizyonunda yayınlanan Merkez Siyaset Programı’nda açıklamıştım. Aldığım duyumlara göre Cumhuriyet Başsavcısı’nın “1200 sayfa civarında bir iddianame hazırladığını, dosyaya yeni deliller eklenmeye devam ettiğini belirterek, mart ayı çıkmadan dava açılacak ve bu da kamuoyuna ‘demokrasiyi koruma’ adına lanse edilecek. Yani ‘AK Parti kapatılmazsa darbe olacak, demokrasi rafa kalkacak’ şeklinde bir izlenim verilecek” şeklinde aktarmıştım.
En son Mehmet Baransu’nun bilgilerine dayanarak Yasemin Çongar da bu ihtimale vurgu yaptı. Baransu’nun kaynaklarına göre davanın bu cuma açılabileceğini öğrendiğini söyledi. Baransu ile yaptığım en son görüşmede, belki biz yazdık diye dava açılma süreci ertelenebilir bu cuma açılmayabilir ama bu dava açılacak değerlendirmesinde bulundu. Bunu dayandırdığı ilginç kaynakları var Baransu’nun. Baransu’nun öğrendikleriyle benim bilgilerimi karşılaştırınca açılacak davanın en önemli delilinin Emniyet Genel Müdürlüğü’nce verildiği durumu ortaya çıkıyor.
İddia şu: Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı’na Ramazan Akyürek’ten sonra atanan Hüseyin Namal, istihbarat birimlerine bir yazı yazarak irticai yapılanmaların yakından takip edilmesine ilişkin bir talimat gönderiyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.