Uludere’de yaşanan fecaatin ardından Başbakan Taraf’ta çıkan “İstihbarat MİT’ten geldi” bilgisini yüksek perdeden yalanladı. MİT’ten son aşamada gelen bilgi yoktur dedi. Belli ki en güvendiği bürokratı Hakan Fidan’dan gelen bilgiye çok itimat ediyordu. Oysa Mehmet Baransu Başbakan’ı mahcup edecek yeni belgeler yayımladı. Başbakan’ın söylediğinin aksine MİT’in bombalamanın olduğu gün birimlere istihbarat verdiği ortaya çıktı. Şimdi soru şu: Başbakan’ı bile bile kim nasıl yanılttı ve kamuoyu önünde mahcup duruma düşürdü? Peki, Başbakan’ı en güvendiği bürokratı Hakan Fidan mı yanılttı? Bu sorunun cevabı net olarak HAYIR. Bu soruya doğru cevap vermek için Ankara’da neler oluyor, son dönemde yapılan başarılı operasyonlar Ankara’da kimleri rahatsız ediyor onlara bakmak gerekiyor.
1) Ankara’da PKK’yı etkileme gücüne sahip bir ekip var. Bunu Taraf’ın yayımladığı belgeler açıkça gösterdi. KCK’da yönetici konumuna gelecek kadar etkili olan bu ekip örgüte yönelik son operasyonlardan rahatsızlık duymaktadır. Bu ekibin üfürdüğü bilgilerle yazan bazı kişiler terörle mücadelede kararlı durup sonuç almaya başlayan siyasetçileri takoz ilan etmekten geri durmamıştır. Bu ekip bu noktada öylesine gözünü karatmıştır ki operasyonlar durdurmak için Başbakan’ı yanıltıcı bilgiler vermekten geri durmamaktadır.
Bu ekip o kurumun başındaki kişiden bağımsız hareket eden, karanlık Odalarda geliştirdiği senaryolarını Aydınlıkta gösterime sokup göz boyayacak kadar maharetli bir ekiptir. Öyle ki hükümete yakın yazarların bu ekibe millici muamele yapması bu maharetin bir gösterimidir. Bu ekibe yöneltilen eleştirileri sanki o kurumun başına yöneltiyormuş gibi sunmaktan geri durmuyorlar.
Bu gidişle eğer o kurumun başındaki kişi duruma el koyup ağırlığını koymazsa ikinci bir Ali Demir vakası yaşanacaktır. ÖSYM Başkanı Ali Demir’in, birtakım siyasi telkinlerle, altındaki ekibe dokunmaması ve o ulusalcı ekiple çalışmayı tercih etmesi bu ekibin ona ve hükümete büyük oyun oynaması sonucunu doğurmuştu.
Yazının devamını okumak için tıklayın.