Akşam gazetesinin manşetten duyurduğu haberde PKK’nın beni öldürmek üzere gönderdiği militanın yakalandığı bilgisi var. Doğrusu, kendi katilim hakkında yazı yazmak tuhaf bir duygu ama PKK’nın beni hedef alması olayı başlı başına tuhaf bir durum. Burada temel soru şu: PKK beni neden hedef yaptı? Ya da hangi PKK? PKK’nın bana yönelik tehdidi yeni değil. Geçen iki aylık dönem içersinde Abdullah Öcalan benim adımı kullanarak, kendisinin “idam” edilerek ortadan kaldırılacağını ve benim de kendisinin “idam”ını istediğimi iddia etmişti. Bu baştan sonra yalan yanlış değerlendirme üzerine ben de yazı yazıp cevap vermiştim. Bunun ertesinde Öcalan orada da durmadı kendisini ortadan kaldıracak yapının “gizli NATO” olduğunu benim de bu yapının parçası olduğumu ima etti.
Bu dil ve bu kafa tam anlamıyla bir Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük kafasıydı. Doğrusu çok ciddiye almamıştım ama Emniyet’ten aranıp koruma tahsis edince durumun ciddi olduğunu anladım. Bunun üstüne Öcalan’ın avukatlarıyla irtibata geçtim. Avukatlardan Mehdi Öztüzün ve Avukat Mahmut Alınak ile konuyu konuştum. Önce Öztüzün bana Öcalan’ın beni tehdit etmediğini açıklayıp ortada bir yanlış anlaşılma olduğunu ifade etti. Daha sonra bir televizyon programında karşılaştığım Avukat Mahmut Alınak’tan özellikle sordum Öcalan’ın beni neden tehdit ettiğini. Kürt sorununa liberal perspektiften bakan benim Öcalan ve PKK tarafından tehdit edilmem anlamsızdı çünkü. Bana göre ya Öcalan yanlış bilgilendiriliyor ya da Öcalan da benim yazılarımla rahatsız ettiğim Ergenekon çevreleriyle ortak hareket ediyordu.
Alınak benimle görüştükten sonra İmralı’ya gitti ve benim adımın neden Öcalan tarafından dile getirildiğini sordu. Alınak’tan edindiğim bilgilere göre Öcalan benim adımın o avukat görüşmelerine yanlışlıkla girdiğini, bir yanlış anlaşılma olduğunu belirtti. Alınak, bu yanlış anlaşılmanın avukat görüşmeleri yayınlandığında adım verilerek düzeltileceğini de belirtti. Ancak o görüşmelere ilişkin bilgiler yayınlandığında benim adım yoktu ve düzeltme de yapılmamıştı. Alınak da bu duruma şaşırdı ve bunu bir şekliyle kamuoyuna açıklayacağını belirtti.
Daha da ötesi Öcalan’ın avukatlarıyla başkaları da görüşüp benim PKK tarafından neden tehdit edildiğimi öğrenmeye çalıştılar. Onlar da ortada bir yanlış anlaşılmanın olduğunu ve Öcalan’ın bu durumu düzelttiğini ifade ettiler.
Bu durumda en azından bir avukat görüşmesinde, benim adım verilerek hedef olmadığım belirtiliyor ve o görüşmelerin ham hali örgüte ulaşmış olmalı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.