CHP’nin Ergenekon sanıkları Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal’ı milletvekili seçtirmesindeki asıl amacın Silivri’yi boşaltmak olduğunu henüz protesto krizi çıkmadan yazmıştım. Mahkemelerin Ergenekon tutuklularını serbest bırakmayarak Ergenekon’un CHP üzerinden yaptığı “tünel kazma” operasyonuna dur dediğini de belirtmiştim. Aynı yazıda, CHP’nin kaset operasyonundan sonra Ergenekon’un Truva Atı’na dönüştüğünü de belirtmiştim. Milletvekili krizinde ortaya çıkan manzara daha farklı bir durumu gösterdi. CHP Kemal Kılıçdaroğlu ile sadece bir Truva Atı değil bizzat Ergenekon’un Koçbaşı veya Mızrak Ucu’na dönüşmüş görünüyor. Bu noktada, Ergenekon’un bir kaset operasyonuyla CHP’nin başına geçirilen Kılıçdaroğlu’nun temsil ettiği simgesel duruş ile Ergenekon’un operasyonel birimlerindeki kişilerin duruşu ve dünya görüşü arasındaki paralelliği birlikte düşündüğümüzde Kılıçdaroğlu tercihinin bir tesadüf değil bilinçli bir tercih olduğu ortaya çıkıyor. Yani Kılıçdaroğlu Ergenekon’a vurulan darbeden sonra örgüte can suyu veren kadroların da etrafında kilitlendiği bir adam gibi görünüyor. Hakkını teslim etmek gerekiyor Kılıçdaroğlu da kendisine biçilen rolü bihakkın yerine getiriyor. Tam bir gladyatör gibi dövüşüyor ama bu dövüş özgürlüğünü kazanmak için değil kendisini arenanın ortasına atanlar için yapılan bir dövüş. Kılıçdaroğlu’nun bu dövüşüne bakılırsa Ergenekon’un aşısı tutmuş denebilir. En azından iyi bir savaşçı doğdu bu aşıdan. Tam da bu nedenlerle ben hep Ergenekon’un tam anlamıyla bitirilemediğini hatta aklının bir İsviçre saati gibi tıkır tıkır çalıştığını düşünenlerdenim. CHP’nin tutumu bu düşüncelerimi bir kez daha pekiştirdi.
Bu noktada soru şu: 100 yıllık CHP’nin, uğruna dövüştüğü Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal kim? CHP neden sadece bu iki ismi aday gösterdi de örneğin Cumhuriyet mitingleri sırasında Balbay’dan çok daha önde görünen Tuncay Özkan’ı aday göstermedi?
Ben Balbay ve Haberal’ın milletvekili yapılmasında inisiyatifin Kılıçdaroğlu veya CHP’de olmadığını, bu isimlerin bizzat Ergenekon tarafından Kılıçdaroğlu’na dikte ettirildiğine inananlardanım.
Yazının devamını okumak için tıklayın.