Medyaya yansıyan haberlere bakılırsa Mesut Barzani Türkiye ziyaretinden sonra PKK yöneticileri ile konuşup bir ateşkes ilan etmelerini istemiş. PKK liderleri de devletin Öcalan ile görüşmesi ve Öcalan’ın istemesi durumunda bunu yapacaklarını belirtmişler. Ayrıca, Sabri Ok devletin içindeki Açılımcı çevrelere mektup göndererek yeni bir barış görüşmesi başlatmak istediklerini belirtip “Öcalan’ı yeniden muhatap alın ve görüşmeleri başlatın, KCK operasyonlarını derhal durdurun, PKK saldırıları Öcalan üstünden kontrol altına alınabilir” demiş.
Önce bir hatırlatma: Defalarca yazdım, bu barışta Abdullah Öcalan önemli bir figürdü(r) ve barış için görüşmeler onunla yapılabilir ve yapılmalıdır. Ancak Öcalan’ı PKK Silvan saldırısından sonra Onursal Genel Başkan konumuna indirgemiş, sözünün üstüne kurşun sıkmış, ona gündem dayatmış, barışın yolunu da Öcalan’ın kapısını da bizzat PKK kapatmıştır. Bu nedenle de sözünün üstüne kurşun sıkılmış bir liderin örgütüne hâkim olduğunu göstermesi gerekiyor.
Öcalan ile yeniden başlayacak görüşmeler sonuç verir mi? Bu soruya doğru cevap vermek için yeni bir soru daha sormamız gerekiyor. Öcalan’ın “Devrimci halk savaşına gerek yoktur” demesine rağmen başlatılan savaştan sonra ne değişti de yeni başlatılacak bir barış sürecinin sonuç vereceğine inanalım? Örneğin Öcalan’ın sözünün üstüne kurşun sıkanların hesabı görüldü mü? Tasfiye edildiler mi? Hayır. Öcalan’ın sözüne rağmen barışı sabote edip toplamda yüzlerce asker, sivil ve PKK’lının ölmesine neden olanların bir daha aynı şeyi yapmayacaklarının garantisi var mı? Hayır. Öcalan’a rağmen savaşı başlatan PKK’nın pozisyonunda bir değişiklik var mı? Aksine, operasyonlarla ciddi tahribata uğramanın dışında, PKK militanları eski pozisyonlarını muhafaza ediyor.
Üstelik Fehman Hüseyin yeni talimatlarla Sivas bölgesinde eylem yapın demiş.
Yazının devamını okumak için tıklayın.