Son dönemlerde medyada “iyi şeyler olacak” geniş yer bulmaya başladı ama ben bu kanaatte değilim. Çünkü PKK’nın bir stratejik hamle gereği “devletle görüşüyoruz ateşkes ilan edeceğiz” demesi gerekiyor. Mümkünse bunun karşılığında da KCK operasyonlarında yumuşama ve salıvermeler talep ediliyor. Doğrusu KCK’lılar salıverilmeli görüşünü savunan devlet içinde bir kesim de olabilir.
Peki, PKK ne yapmak istiyor? PKK’nın ne yapmaya çalıştığını anlamak için KCK yapısının bölgede halk üzerindeki etkisine bakmak, süreci oradan okumak gerekiyor. Bölgede halk, devletin AB yasaları gereğince bölgeyi PKK’ya bıraktığını düşünüyor. KCK da bu algıyı yayıp derinleştirmek için elinden geleni yapıyor. Özellikle 2007’den 2009’a erteletilen KCK operasyonları ve 2009’dan sonra da yavaşlatılan KCK operasyonları nedeniyle halk gerçekten devletin o bölgeyi KCK’ya devrettiğine inanıyor(du). Bu nedenle de geçici gördükleri devlet yerine kalıcı ve gelecek gördükleri KCK’dan yana tavır alıyor doğal olarak.
Son KCK operasyonlarından sonra şimdi yaratılmak istenen algı şu: “Bu dava siyasi dava. Siyasi hamle ile KCK sanıkları serbest bırakılacak. PKK’da bölgede. Devletle görüşüyoruz anlaşıyoruz. KCK sanıkları serbest bırakılacak.” Bu nedenle de halk KCK operasyonlarına geçici bir süreç olarak bakıyor. Bölgenin tekrar PKK’ya terk edileceğini düşünüyor. Doğrusu, bazı AKP’li bölge vekilleri, önemli mevkideki bazı bakanlar –ideolojik takıntı ve inatları nedeniyle– ve devletin içindeki bazı kesimler bu algının yerleşmesine zemin hazırlıyor.
İşte PKK’nın “devletle konuşuyoruz. KCK bölgeye hâkim, devlet buraları bize bırakıyor,” diyebilmesi için, yani son KCK operasyonlarıyla yıkılan “KCK hâkim” algısını yeniden inşa etmek için PKK devlete ateşkes öneriyor. Bunu da eksiden yaptığı gibi tek taraflı ateşkes olarak açıklamıyor. Devletle görüşüldüğüne özellikle vurgu yapılıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.