Hanefi Avcı Haliçte Yaşayan Simonlar adlı bir kitap yayımladı. Haliyle kitap çok tartışılıyor. Nedeni, Avcı’nın pozisyonu. Kitapla ilgili değerlendirmelerimi yazmadan önce Avcı ile olan ilişkimi açıklamak durumundayım. Avcı’yı çok yakından tanımam ama çok severim. Zira o 28 Şubat’ta yaptığı açıklamalarla genç polislerin idolü olmuş bir müdürdür. Benim Amerika’ya giderken başvurduğum referanslardan biridir. Kendisinin haberi yok ama ben ve çevremdeki birçok arkadaşım, tanıdığım, akademiden hocalarım, AKP iktidara gelince onun lehine kulis yaptık. Ben onun için yazılar yazdım. Göreve geliş sürecini iyi biliyorum. O bile beklemezken etkili kulis sonucu Kaçakçılık (KOM) Daire Başkanlığı’na atandı göreve geldi. Bana göre onun KOM’a atanması sivil asker dengesinde ilk normalleşme hamlesidir.
Herkes Avcı’nın kitabını tartışıyor. Bu kitaba ilişkin bir arka plan bilgisi daha vermek gerekiyor. Gazeteci Nedim Şener’in yazdığı Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları adlı kitabı Avcı’nın kitabının öncülü olarak görmek lazım. Emniyet’te sağır sultan da biliyor ki o kitaptaki bilgileri ve belgeleri Hanefi Avcı ve çevresi sağladı. Nedim Şener’in kitabı Hrant Dink cinayetindeki bilinmeyenlerin ortaya çıkarılması için değil İstihbarat Dairesi’nde yaşanan kurum içi çatışmada Avcı ve Sabri Uzun’un yaptığı operasyon için yazıldı. Avcı’nın kitabı ise o operasyonun ikinci ayağını oluşturuyor. Hatırlanacağı gibi bundan bir sure önce Nedim Şener’in Dink cinayetini anlattığı kitabı nedeniyle yargılandığı davada ifade veren eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun Emniyet’teki C Masası’nı kendisine bilgi vermemekle suçladı. C Masası’nın o dönem sorumlusu Ali Fuat Yılmazer’di. Yılmazer bugün İstanbul İstihbarat Şube Müdürü. Bu ifade Uzun’un konuyla ilgili müfettişlere verdiği ifadelerle taban tabana çelişen ifadeler. Bu çerçeveden bakıldığında Hanefi Avcı’nın da kitabında Ali Fuat Yılmazer’i hedef alması çok şaşırtıcı değil. Zaten Avcı’nın kitabında yer alan önemli unsurlardan biri de Yılmazer’in halefi İstanbul İstihbarat eski Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler’in başına gelenlerin de cemaatle ilişkilendirilmesi. Kısaca kitabı okurken görevden alınan bir takım müdürlerle yerlerine gelenlerin çekişmelerine yakından bakmak gerekiyor:
Avcı’nın önemli iddialarından biri Danıştay saldırısıyla Ergenekon ilişkisinin Cemaat tarafından kurulduğu.
Yazının devamını okumak için tıklayın.