Şırnak’ta öldürülen PKK’lıarın arkasından gerginlik devam ediyor. Gerginliğin kaynağına ilişkin değişik görüşler mevcut. Burada her iki taraf için de kuşkular var. 12 mayıs 2011 tarihinde Yekmal üs bölgesine değişik yerlerden taciz ateşi açılmış. Üst bölgelerinden havanlarla karşılık verilmiş. Bunun üzerine PKK’lıların daha önce hiç rastlanmadığı şekilde geriye kaçtığı ifade ediliyor. Üst bölgelerine tam teçhizatlı gelen grubun çatışmayı sürdürmeden geri dönmesi normalde söz konusu değildir. Daha sonra PKK’lıların muhtemel kaçış istikametlerine kobra helikopterlerle ve komando bölüğü müdahalede bulunmuş. Ertesi günkü arazi taraması sonucu 5 PKK’lı Kuzey ırak tarafında ölü bulunmuş. 14 Mayıs’ta yapılan arazi taramasında da 7 PKK‘lı silahıyla beraber ölü bulunmuş.
Edindiğim bilgilere göre evet gerçekten PKK’lı grup Bolu’dan giden komando tugayına sızma girişiminde bulunmuş. Bunun karşılığında da 6 kişilik kayıp vermiş. Burada PKK’nın ilan ettiği eylemsizliğe rağmen bu grubun hem tecrübesiz gençlerden oluşması, hem de çok tecrübeli bir birliğe saldırması kuşku yaratıyor. Bu grup örgütün kendi ilan ettiği Eylemsizliğe rağmen neden sızma girişiminde bulundu? Bu da PKK içindeki kontrolsüz gruplardan biri miydi? Sorularını akıllara getiriyor.
Güvenlik birimlerinin yaptığı değerlendirmeye göre bu güne kadar karşılaşılmış olağan bir durum değil bu. Öncelikle PKK’lıların bu kadar basit bir şekilde kayıp vermesini güvenlik birimleri tuhaf buluyor. Ölenlerin de PKK içinde çok tecrübesiz ve genç kişilerden oluşması 12 PKK’lı birileri tarafından bilerek kurban mı verildi görüşünü akıllara getiriyor. Konuştuğum güvenlik yetkilileri başka bir iddiayı gündeme getirdi. “Şemdin Sakık, geçmişte PKK’nın şehir merkezlerinde cenaze törenlerine ihtiyaç duyduğu zamanlarda 8-10 kişilik acemi PKK’lılardan oluşan grupları bilerek TSK’nın yok edeceğini hesapladığı bölgelere gönderdiğini yazmıştı.” diyor ve bu acemilerin Şırnak’ta komando tugayına eylemsizlik kararına rağmen neden sızmaya çalıştığını sorguluyorlar.
Buraya kadar asılında tüm olanlar tuhaf ama bölgenin koşullarında nispeten anlaşılabilir bir durum. Asıl anlaşılmaz olan durum şu: PKK’lılar öldürüldükten sonra o cesetler neden alınmadı? Cesetlerin üzerindeki silahlar, telsizler ve diğer bilumum eşyaya el konmuş ancak cesetler arazide bırakılmış. Bölgedeki korucular güvenlik birimlerine başvurup bunları gidip alalım demesine ve Vali’nin açık talimatına rağmen General Mustafa Bakıcı’nın PKK’lı cesetlerinin toplatılmasına izin vermemesi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.