Dün tesadüfen karşılaştığım çok önemli bir siyasetçi yaptığımız kısa konuşmada siyaset kulislerini altüst eden bir fısıltıdan söz etti. Hatta benim bir Taraf yazarı olarak bunu duymamış olmamı da müstehzi bir gülümseme ile karşıladı. Konu MHP’nin kasetleri. “O kasetlerin izini Ertuğrul Özkök’ün yazmış olduğu yazıda bulursun. Yazının başlığı ‘Ülkücü Boğaçhan’ın çekmecesi’. Yazı 2002 yılında çıktı ve bu yazıdan kısa bir süre sonra üçlü koalisyon çatırdadı. Bahçeli seçim resti çekip ülkeyi 2002 kasımında seçime götürdü” dedi. “Denklemin gerisini sen kur” deyip ayrıldı.
Yazı 26 Mayıs 2002 tarihinde çıkmış. Hakikaten yazıyı okuyup, yazıda özellikle kalın harflerle yazılan son cümleye bakınca bu kulisi aktarmadan edemeyeceğim. Yazı aslında sıradan bir pazar yazısı gibi görünüyor. Ama yazıda anlatılan hikâyeler arasındaki kopukluğu ilginç buldum. Önce Ertuğrul Özkök’ün o yazısını okuyun sonra dönemin konjonktürünü, aktörlerini ve bugün o aktörlerin neler yaptığını anlatayım:
***
“FARKINDA mısınız, son zamanlarda ilginç bir teori ortaya atıldı. Özeti şu: ‘Kadınlar, erkeklerden daha kötüdür.’ Doğrusu ben bu genellemenin suç ortağı olmak istemem. Daha önce yazmıştım. Kendini iyi sanan kadınların gazabından korkarım.
Ama bu genellemeyi biraz yumuşatıp, ‘Kadınların intikam hissi, erkeklerinkinden daha uzundur’ derseniz, ‘Sanki benim de öyle bir izlenimim var’ diyebilirim. Beni hiç zorlamayın, bu konuda bir adım daha ileri gitmem. Neyse bu pazar günü benim asıl meselem bu değil.
Ben bugün size ‘Ülkücü Boğaçhan’ın hikâyesini anlatacağım. Hikâye dediysem, yanlış anlamayın. Gerçek bir olay değil. Murathan Mungan’ın son romanı ‘Yüksek Topuklar’ın sadece iki sayfasında yer alan bir hikâye. Yani hayal ürünü. Peki bu hikâyenin, kadınların kötü oluşuyla ilgisi ne? İsterseniz ‘Boğaçhan’ın hikâyesini aktarayım. İlişkiyi siz kurun.
Roman bir kadının ağzından anlatılıyor. Kadının tanıdığı bir aile var. Bir gün çocukları oluyor. Çocuğa ne isim vereceklerini tartışırken, akıllarına yeni ölen amcaları geliyor. Ölen amca sıkı bir ülkücü... Gerçi çocuğa onun adını vermiyorlar ama, amcalarının hatırasını yansıtmak için, ülkücülerin hoşuna gidecek bir isim düşünüyorlar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.