KCK operasyonlarına karşı çıkanların temel argümanı, ‘KCK operasyonları dağın yolunu açıyor’ şeklinde. ‘KCK’ya operasyon yapmak siyasetin yolunu kapatıp dağın yolunu açıyor’ değerlendirmesi yapmak en azından eksiklik. KCK operasyonları nedeniyle BDP-PKK çizgisinin eline “siyasal diskur” yaratmak için müthiş bir avantaj geçtiği doğru. Ancak Güneydoğu’da siyasal söylemi belirleme üstünlüğü zaten PKK’da. PKK kurşunu ile öldüğü besbelli sivillerin polis tarafından öldürülmediğini anlatamadığınız bir iklimden söz ediyoruz. Yani yaprak kıpırdasa devlet suçlu zaten orada.
“Dağa gidiş” sadece siyasal diskur ile olmuyor. Yani anlatıldığı gibi “16 yaşındaki Kürt genci bir gün ailesine gelip ‘artık dayanamıyorum dağa gidiyorum hakkınızı helal edin’ deyip dağa çıkmıyor.” Dağa gidişin arkasında bir mekanizma işliyor ve işte o mekanizma KCK yapılanmasının ana dişlilerinden birini oluşturuyor. KCK’ya operasyon yapılmasın diyenler aslında bırakın KCK dağa adam taşımaya devam etsin demiş oluyorlar.
Peki, mekanizma nasıl işliyor?
Eski PKK’lılardan ve güvenlik kaynaklarından derlediğim sistem genel hatlarıyla şöyle işliyor:
Sistem doğu illerinde ve batı illerinde farklı işliyor. Doğuda çoğunlukla Kürt ulusalcıları sokağın diline/diskuruna hâkim. Bu nedenle endoktrinasyon süreci hızlı ve kolay oluyor.
1. Aşama, sokaklarda, liselerde, PKK’nın örgütlenmesi zaten mevcut. PKK söylemi ve endoktrinasyon hayatın parçası. Bir gencin PKK söylemi ile tanışması için özel bir çabaya gerek yok. Yatılı okullarda bile öğretmenler de dahil olmak üzere “APOCULUK” bir formel/informel ders olarak zaten veriliyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.