Bu sütunda, demokrat
Taraf okurlardan gelebilecek eleştirileri de göze alarak, iki defa Kurtlar Vadisi dizisine destek veren yazı yazdım. Bu yazılarda diziyi desteklememin nedenini şu şekilde açıklamıştım: Bu ve benzeri diziler, toplumu, sorgulayan bir toplum haline getiriyor. Bu dizilerin de katkısıyla insanlar, siyasi cinayetlerin ve entrikaların “arkasında bir bit yeniği” arıyor. Bu dizler insanların olaylara kuşkucu bir şekilde bakmasına yardımcı oluyor. Bizim gibi ülkelerde toplumların kuşkuculuğu iyidir. Bu sayede, etnik veya mezhepsel fay hatlarını harekete geçirerek, toplumsal çatışma çıkarmak isteyen Ergenekon tipi yapılanmaların işleri zorlaşıyor.
Ancak, Kurtlar Vadisi dizisine özellikle
Star TV’ye geçtikten sonra bir haller oldu. Doğrusu şimdiye kadar bu yorumu yapmamak için kendimi çok tuttum. Erken bir yorum yapmak istemediğimden biraz bekledim. Dizinin yeni kanalında yayınlanmaya başlamasının ertesinde Şamil Tayyar’ın yazdığı “Kurtlar Vadisi Para” yazısındaki diziye yönelik eleştirilerini de aceleci bulmuştum. Ancak geçen zaman içerisinde Tayyar’ın yanılmadığını gördüm. Dizinin oturmuş karakteri Davut Tataroğlu’nun “kötü medya patronu” imajını yok etmek için senaryoda her türlü numara çevrilmiş. Tataroğlu iyi bir adam olarak yansıtılmıyor ama medya patronu vurgusu neredeyse yok olmuş durumda. Artık Tataroğlu’nun gazetelerinden söz edilmiyor, onun gazeteleri ekranlarda gösterilmiyor.
Belli ki “dizi ekibi
Star TV’ye geçtikten sonra, dizideki kötü medya patronu Tataroğlu’nu temize çıkarmak istiyor” eleştirilerinden de sakınmak için Tataroğlu’nu doğrudan temize çıkarmıyor. O’nu Gladio’nun adamı olarak gösteriyor ama onun medya patronu olduğuna hiç vurgu yapılmıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.