İnternet Andıcı iddianamesinin ortaya koyduğu deliller ve itiraflar bir gerçeği ortaya koyuyor; Mart ve Nisan 2009 tarihlerinde Genelkurmay, AKP ve Gülen Cemaati’ne karşı bir savaş başlatmış. Kirli ve iğrenç bir savaş bu. İçinde işkence de var komplo da, manipülasyon da var kara propaganda da... İnternet Andıcı bu savaşın sadece bir enstrümanı. Bunu anlamak için Nisan 2009’da neler yaşandı onlara bakmak gerekiyor.
Önce Karargâh’ın içinde neler yaşandığına bakalım. İnternet Andıcı iddianamesinde yer alan itiraflarda yeterince ipucu var:
Murat Uslukılıç: “Mart ayının sonuna doğru Dursun Çiçek odamıza geldi. ‘İkinci Başkan’dan olur aldım, yeni internet siteleri için bir andıç hazırlayalım’ dedi. Bunu şube müdürüne söylemesini istedim. Konuyu Cemal Albay’a ilettim, o da Dursun Çiçek’le görüşüp hazırlamam için emir verdi. Ana çatısını Dursun Çiçek kurdu. İmzalamadan önce Adlî Müşavir Hıfzı Çubuklu, andıç hazırlandıktan sonra değişiklikler yaptı, kanunen uygun olduğuna ilişkin imza attı. Sonra İkinci Başkana sunuldu. O da Komutan’a arz notu yazdı. Genelkurmay Başkanı’na Dursun Çiçek arz etti.”
Mehmet Bülent Sarıkahya: “Dursun Çiçek Albay Nisan 2009’da veya öncesinde Genelkurmay 2. Başkanı Hasan Iğsız’dan onay aldığını ve tekrar bu sitelerin faaliyete geçirilmesini sağladığını, andıcın da bu konu ile ilgili bir emir olduğunu, Nisan 2009’dan sonra bu emrin onaylandığını ve yeniden sitelerden hizmet vermeye başladıklarını söyledi.”
Dursun Çiçek: “Bu andıçtaki kendi parafım doğru. 3. Bilgi Destek Şube Müdürü olarak bu andıca imza attım. Murat Uslukılıç’ın ifadesi doğru.”
Nisan 2009 andıçın yürürlüğe girdiği tarih ile o emir verdiği ima edilen İlker Başbuğ’un Harp Akademilerinde yaptığı konuşma hem içerik olarak hem de zaman olarak örtüşüyor. Başbuğ 14 Nisan 2009 tarihli o konuşmada cemaate savaş açmış ve şunları söylemişti:
“Bugün bazı cemaatler öncelikle bir ekonomik güç olmaya ve daha sonrada sosyo-politik yaşamı biçimlendirmeye, dine bağlı bir tek tip yaşam tarzı olarak sosyal kimliklerini ortaya koymaya çalışmaktadırlar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.