Akşam gazetesi beni hedef gösteren o alçak manşeti atmasaydı aslında geçen hafta yazacaktım PKK’nın neden polisi hedef gösterdiğini. Bu konuda şimdiye dek ileri sürülen değişik görüşler var. Medyada birçok yazar PKK polis çatışmasını polisin yaptığı KCK operasyonlarıyla başlatır. Polisin yapmış olduğu KCK operasyonları PKK unsurlarının polise yönelik saldırılarındaki ivmeyi arttırmıştır ama polise yönelik saldırılar KCK operasyonlarıyla başlamamıştır. Özellikle 2005 yılından sonra PKK’nın saldırılarının polise yönelik bir ivme kazandığı görülür. Bu tarih PKK yapısı içinde oluşturulan “öz savunma birimleri”nin de faaliyetlerinin artış gösterdiği tarihe denk gelir. Öz savunma birimleri diye adlandırılan birimler PKK’nın şehir yapılanması içinde PKK zihniyetinin dışında veya aleyhinde faaliyet gösteren kişi ve kurumları hedef almak üzere, geçen 30 yılda oluşturulan PKK kitlesinin menfaatlerini korumak için kurulmuş birimlerdir.
PKK’nın öz savunma birimlerine neden ihtiyaç duyduğu ayrı bir tartışma konusudur ama bu modelin nereden alındığı belirgindir. Özellikle 1990’lı yıllarda PKK kırsalda faaliyet gösterirken çatışma yaşadığı Hizbullah örgütünün şehirlerdeki faaliyetleri PKK’nın tabanının çok zora sokmuştu. Hizbullah’ın özellikle “cemaati” korumak için oluşturduğu yapıda “öz savunma güçleri”nin yaptıklarının benzeri faaliyetler vardı. Örneğin bir mafya üyesi ya da PKK Hizbullah’a yakın bir işadamını, mal sahibini tehdit ederse Hizbullah militanları gider o kişiyi koruma altına alırdı. Böylece örgüt hem o kişinin Hizbullah’a dayanmasını ve güvenmesini sağlar hem de tabanını genişletme noktasında önemli bir üstünlük sağlardı.
Öz savunma gücü denen model şu günlerde tam da Hizbullah’ın o zaman yaptığı şeyin aynısını yapıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.